• Genç bir adamdım
    Tren uğurladım..
  • 148 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Rasim Özdenören denilince aklıma ilk Yedi Güzel Adam geliyor. Yine beni derinden etkileyen dizisi geliyor aklıma. Rasim Özdenören ile ilk dün tanıştım (01.01.2019) daha doğrusu onun okuduğum ilk kitabı ama ilk ve son romanı ile . Bu beni çok üzdü bu kadar güzel bir anlatımı olan yazarımızın daha fazla romanı olmasını çok isterdim.
    Ve gece saat 5'e kadar kitabı okuyup bitirdim. Merak dan ve o güzel anlatımdan ayrılıpta uyuyamadım.
    Aslında başlarda kafam karıştı içinde farklı hikayeler bulundurduğunu bilmiyordum oyüzden ilk başta biraz bocaladım diyebilirim. Ama sonradan toparladım. Kitapta iki farklı hikayeden bahsetmiş biri savaştan asılan arkadaşları ve kendisi de eve kapanarak çıkmaması, gül yetiştirmeye başlaması. Bir diğeri de sitare 'nin aşkı. İlkinde gül yetiştiren adamın yıllar sonra çıkıp her yerin hem insanlar olarak hem nesneler olarak dan nasıl değiştiğinden bahsediyor. Benliğimizi nasıl kaybedip, batılılaşmayı kabullenip bunların da doğru olarak dan kabul edişinden bahsediyor. Ki çok doğru artık asıl adetlerimiz kültürümüz bizlere çok yanlış geliyor farklı görüyoruz ne yazıkki...
    Ve dede ile torununu da es geçemeyeceğim. Aralarındaki bağ çok güzeldi..
    Bir diğeri yazarın anlatımından sitareye aşık olan daha doğrusu aşık olduğunu sanan ve sitarenin daha farklı duygularından bahsediyor. Çarli ye üzülüyorum olan yine ona oldu yazık.. Ama sitarenin sonunu böyle beklemiyordum ona da üzüldüm doğrusu.
    Ve hikayeyi diğer hikayeyle birleştirmesi çok güzel olmuş.
    Elli yıldır gül yetiştiren adam...
    Kitap daki en sevdiğim alıntıyı sizle paylaşmak istiyorum.

    { Ölüm nedir biliyor musun? Önünde sonunda çalacağımız tek hakikat kapısı, bizi bir yaradan var, yaradanın emriyle gene kendisine dönüşümüzdür ölüm, bir daha ölmemek üzere dönüşümüzdür ona}
    ~18. syf.~