Annem için bu ölüm yeni sayılmazdı.Çoktan ölmüştü annem. Bedenine gizlenen o bilinmedik dert çoktan onu yatağında çürütüp tüketmişti. Nicedir bir tutam yolunmuş tüydü annem, büzüşük bir kuru yapraktı. Ama vardı. Şimdi yok.
Ah bu eskimiş, yaşanmışlık dolu, içinden kim bilir kaç ölünün çıktı ahşap yapıların, geceleyin, dünyanın ıssızlığı içindeki uyanışları korkunç oluyor. İnen karanlık geceyle birlikte, her şeyin uykulara geçtiği geç saatlerde küçük ev uyanıyor, geriniyor, güçlükle soluk alıp veriyor, büyüyor, üstüme üstüme geliyordu.