• Odamda beni kitaplarım bekler . Bu yegane bir tesellidir . Her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman içinden yeni bir koku taşırlar . Her zaman söyleyecek bir çok lafları vardır ..
  • Odamın sessizliğini, masamın bana verdiği huzuru, ellerimin kollarımın sakin duruşunu, eşyalarım, sigara paketim, makasım, ders kitaplarım ve perdeler ve yatağım arasında kendi gövdemin burada, başka bir hayatın içinde kalakaldığını kederle gördüm.
  • https://youtu.be/-RxkxCj4cpc

    Bazı denklemler üzerine kurulu hayatım. Aslına bakarsanız, hepimizin öyle değil mi? İçinde, hayatımıza yön veren değişkenler, katsayılar, sabitler… Değişkenlere gelen değerlere göre işlemin sonucu da farklılık gösteriyor. Benim denklemimde ise bu durum söz konusu değil. Değişkenlerin her birinde, değişkenlerin değerini sıfırlayan başka fonksiyonlar var. İlk bakışta gelen değerlere bakarak “bu sefer sonuç farklı olacak” diye umutlanıyorum. İşlem bittiğinde ise yine sabit sonuca varıyor hayatım. Yani denklemde bulunan değişkenler bir anlam ifade etmiyor. Yani, arkadaşlıklar, aşklar, aile, iş, para, güneş, kuşlar, müzik, şiir…. hepsi “0” ile kafa kafaya tokuşunca ortada sadece bir toz bulutu kalıyor.

    Yıllar önce güzel hayallerle köyümden çıkmıştım. Hayalim yazar olmaktı. Derdimi insanlara anlatmak, karnımın ağrısını bir nebze de olsa geçirmek, konuşmaktan ziyade yazmak, “ben varım” demek.. İnsan neden yazar? Başka çaresi yoktur da ondan. Mutlu olsam yazmazdım. Herkes gibi yaşayabilsem, yazmazdım. Konuşabilsem… yazmazdım.

    Neticede hayalim oldu. Artık yazarım ama yaşam mücadelem devam ediyor. Şehirdeki ilk yıllarımda aşık oldum. Köyden gidip şehirde aşık olmak da neyin nesi demeyin. Ben de cevabını bilmiyorum. Eğer bir sebebi olsa, adı başka bir şey olurdu değil mi? Şansım varmış, o da beni sevdi. Aradan bir süre sonra evlendik, üstelik bir kızımız oldu. Hala inanamam bir baba olduğuma, dünyaya geldiği gece, yani sabaha karşı beş sularında, yere çöküp ağladığımı hatırlıyorum. Annesinin kucağında iken tıpkı bir melek gibiydi. Hiç melek görmedim ama olsa olsa bu kadar olabilirdi. Adını da o yüzden Melek koyduk ya. Kanatsız kara gözlü, yumuk yumuk bir beyaz melek.

    Büyüdü Melek, adımı söylemeye çabaladı, her defasında dili dönmedi. Muzaffer ismime o an sitem ettim. Daha kolay bir isim olamaz mıydı ki adım? Kim koymuş, dedeminmiş. Ölü bir adamın ismi. Zaten hepimizin isimleri, ölü birer insanın ismi değil mi? Ölü insanların tozunu taşıyoruz omuzlarımızda, eteğimizde, ceketimizin yakasında.

    Melek büyüdü büyümesine ama benim işlerim her zamanki gibi ters gitti. Para bulmak gerekti bulamadım. Didindim, yetiremedim. Sevdiğim kadınla aramız yavaştan yavaşa açılmaya başladı. Sebep para değildi elbet. Sevginin bittiğini düşünüyordu, sevgi yerini alışkanlığa bırakmış, öyle söylüyordu.”Ben senin alışkanlığınım, sevdiğin değil” diyordu. Ama yanılıyordu. Ben alışkanlık nedir bilirim, bu başka bir şeydi. Hayattan üşümek diye söylüyorum kendime, ayazlanmak, ürpermek. Varlığımı dahi kabul edememiş ben; sevmiş, evlenmiş, üstüne üstlük, bir de baba olmuştum. Varoluşumu hazmedemeyen bünyeme bunlar fazla idi. Ama dedim ya, denklemler, sonucu değişkenlere bağlı olmayan denklemler. Burada da karşıma çıktı. Sonuç yine aynı : yok oluş.

    İnsan sevdiği zaman bir son olabileceğini göz ardı ediyor. Yok sayıyor. Ama her şey, başlarken son bulmaya da başlıyor aslında. Kum saati gibi. Sadece akan kumları görüyoruz, kalanları değil. Bittiği zaman ise kafamıza dank ediyor, kumlar altında kalıyoruz.

    Evet, sonunda bitti. Boşanmamız evlenmemizden daha kısa sürdü. Anlaştık, ayrıldık. Melek, meleğimle kaldı, ben ise zebanilerimle.

    Evde garip bir soğukluk var kaç zamandır. Melekler de cennetten düşermiş, o zaman anladım. İşlerim daha kötü gitti, yazamaz oldum günlük dışında. Seyir defterime işliyorum hayatımı ama sonuç yine denklemlere bağlı, sonuç yine değişkenlerden bağımsız, sonuç yine... yok oluş.

    Şehirde barınamadım. Annesi Melek’i de pek göstermez oldu. Gördüğüm zamanlarda ise benden korkuyor, tiksiniyordu. Haklı belki de. Ama ben ne yapabilirdim ki? Savunmaya çekildim, kaçtım. O an en doğru şey buydu benim için. Param yok, işim yok, kitaplarım beş para etmiyor - ama yine de yazıyorum, derdimi anlatıyorum, elimden gelen tek şey bu, yazmak-.

    Önce memlekete gittim, merkez vilayete. Türlü işlere girdim, yeni bir başlangıç için, dikiş tutmadı, tutunamadım. Savunmaya çekildim gitgide, köye döndüm. Kulağımda küpe, belime kadar saç, dövmeli bir beden...

    Köydeki evde kimse kalmıyor artık. Tanıdıklarım öldüler, geri kalanlar ise yazdan yaza geliyor. Bir başımayım, yalnızım, yaşım kırkı geçmiş, dün fark ettim. Doğduğum evde kutladım kırkıncı yaş günümü, kırkım çıkınca mevlit okumuşlar bu evde.

    Evi ve avluyu boydan boya turladım. İçimde bilmediğim bir hüzün-sevinç karışımı var. Doğduğum yerden yıllar evvel çıktım, öldüğüm yerden yıllar evvel doğduğum yere döndüm.

    ***

    DÖNÜŞ

    Köyün girişindedir mezarlık. Köy dolmuşundan orada inip önce anamın sonra da babamın mezarına uğradım. Mezarlık kuşları ötüşüyor, ılık rüzgar sakalımı okşuyor, hava ılık ama üşütüyor. Ağır ağır yürüdüm, yıllarca kara lastikle koştuğum yolu. Ayçiçek tarlasından bir kelle kopardım. Ufakken pek çalardık bunları ve mısırları.

    Eve geldim, paslı kapıyı araladığımda içim bir hoş oldu. Paslı kapının açılma sesi sanki içimden kopmuş da gelmişti. Girişteki kuyuya baktım. Yıllar evvel buranın betonu atılmıştı, ben ise betona adımı ve tarihi yazmıştım. “Muzaffer - temmuz 78”. Beton kadar soğuktu zaman ve betondaki el izim.

    Ocağın başına oturdum. Sigara çıkardım bir tane, kara ocağın önüne çöktüm, kuşları dinledim, çiçekleri de. İnsan kimsesizken çiçekler bile dile geliyor. Aralık olan kapıdan bir köpek geldi koşa koşa. Tomy değil mi bu? Hayır olamaz, ormancının köpeği Tomy ölmüş olmalı, ben bile ne yaşıma geldim? Gelip yanıma uzandı, viyaklamaya başladı. Başını okşadım, sigaram bitti, ocağa attım.

    Bir süre oturduk öyle sonra çekip gitti. Ardından baktım, ayağa kalktım. Tahta kapıyı anahtarımla açıp, araladım, evimdeyim, savunmamın en gerisinde yani. Artık gidecek yerim kalmadı. En son savunma hattım, doğduğum yer.

    Ev kimsesizlik, ıssızlık ve yalnızlık kokuyor. Üst kata çıktım, anamın odasına girdim. Beni doğurduğu yatağa uzandım boylu boyunca. Yastıkta hala kokusu var. İnsan özlem duyunca burnu köpek gibi koku alıyor. Ana kokusunu değil kilometreler ötesinden, yıllar ötesinden duyuyor.

    Hafiften uykuya dalıyorum anama sarılıp, bedenim ufalıyor ufalıyor, cenin kadar oluyor, kıvrılıyorum tortop.

    ...

    Bir kadın çığlık atıyor, alnından terler boşanıyor, etrafta yaşmaklı kadınlar. Birazdan anam beni doğuracak, sonra yıkayıp kucağına verecekler, öpecek beni kanlı alnımdan. Çok geçmeden bir kadın beni kollarına alıyor, “erkek” diyor. Kıçıma fiske vuruyor, ağlamaya başlıyorum, hayatım yeniden başlıyor...
  • KİTAP LİSTESİ
    Korku, Mecburiyet, Amok Koşucusu, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig (Yapı Kredi Yayınları)
    Güneşi Uyandıralım, Delifişek - Jose Mauro De Vasconcelos (Can Yayınları)
    Köprü - Ayşe Kulin (Everest Yayınları)
    Tutunamayanlar - Oğuz Atay (İletişim Yayınları)
    Mavi Kırmızı - Ramazan Kayan (Çınar Matbaacılık)
    Yoldaki Mühendis - Abdullah Galib Bergusi (Ekin Yayınları)
    Safahat - Mehmet Akif Ersoy (Ravza Yayınları)
    Bye Bye Türkçe - Oktay Sinanoğlu (Otopsi Yayınları)
    Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Katre-i Matem, Od - İskender Pala (Kapı Yayınları)
    Ankara - Yakup Kadri Karaosmanoğlu (İletişim Yayınları)
    Serenad - Zülfü Livaneli (Doğan Kitap)
    Elveda Güzel Vatanım - Ahmet Ümit (Everest Yayınları)
    Aşk, Araf, İskender - Elif Şafak (Doğan Kitap)
    Üniversite - Henry Rosovsky (Tübitak Yayınları)
    Galileo'nun Buyruğu - Edmund Blair Bolles (Tübitak Yayınları)
    Depremler - Bruce A. Bolt (Tübitak Yayınları)
    Tozun Gizli Hayatı - Hannah Holmes (Tübitak Yayınları)
    İletişime Giriş - Aysel Aziz (Hiperlink Yayınları)
    Türk İnkılabı Tarihi - Hasan Babacan (Öncü Basımevi)
    Modern Türkiye'nin Doğuşu - Bernard Lewis (Arkadaş Yayınevi)
    Dipnotlar - Anthony Grafton (Türk Tarih Kurumu)
    Bir Avuç Kan Bir Avuç Toprak ÇANAKKALE - Yaşar Aksan (Korza Basım)
    Yeni Türk Devletinin Öncüleri - Yusuf Akçura (Kültür Bakanlığı / Ankara - 1981)
    Alex De Souza - Marcos Eduardo Neves (İndigo Kitap)
    Neymar - Luca Caioli (Martı Yayınları)
    Tabağındaki Yüz - Jeffrey Moussaieff Masson (Paloma Yayınevi)
    Hayvan Yemek - Jonathan Safran Foer (Siren Yayınları)
    Hayvan Hakları Ve Pornografi - J. Eric Miller (Altıkırkbeş Yayınları)
    Vegan Ve Anarşi - Elisee Reclus (Altıkırkbeş Yayınları)
    Anadolu'da Müfettiş Olmak - Şemseddin Koçak (Karahan Kitabevi)
    Teyzem Latife (Atatürk ile Geçen Bir Ömrün Saklı Kalmış Hikayesi) - M. Sadık Öke - Fatih Bayhan (Pegasus Yayınları)
    İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı? - Nevşin Mengü (Everest Yayınları)
    Deliliğe Hicret - Asım Yapıcı (Maarif Mektepleri)
    Fazlur Rahman İle İslam'ı Yeniden Düşünmek - Adil Çiftçi (Ankara Okulu Yayınları)
    Epistemolojik Açıdan İman - Hanifi Özcan (M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Mehmet Akif Ersoy - R. İhsan Eliaçık (Tekin Yayınevi)
    Allah'a Öğretilen Din - Emre Dorman (İstanbul Yayınevi)
    Allah'ın Varlığının 12 Delili - Caner Taslaman (Destek Yayınları)
    Uydurulan Din Ve Kuran'daki Din - Kuran Araştırmaları Grubu (İstanbul Yayınevi)
    Türk İslam Edebiyatı - Bilal Kemikli (Emin Yayınları)
    Nuh Tufanı - William B. F. Ryan - Walter C. Pitman (Akılçelen Kitaplar)
    İslam Mezhepleri Tarihi - Hasan Onat - Sönmez Kutlu (Grafiker Yayınları)
    Tefsir - Mehmet Akif Koç (Grafiker Yayınları)
    Erken Dönem Mekki Surelerin Tahlili - Hadiye Ünsal (Ankara Okulu)
    Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran Dili Ve Retoriği - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran, Tefsir Ve Usül Üzerine Problemler, Tespitler, Teklifler - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran Tarihi - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Tefsir'de İsrailiyyat'ın Kaynak Ve Bilgi Değeri - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Mekki Surelerde Mü'min Oluşumu Ve Gayrimüslimlerle İlişkileri - Sami Kılınçlı (Araştırma Yayınları)
    Tefsir Tarihi - Muhsin Demirci (M.Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Tefsir Yazıları Ve Vaazlar - Mehmet Akif Ersoy (Diyanet İşleri Bakanlığı Yayınları)
    İlkçağ Felsefesi Tarihi - Osman Elmalı - H. Ömer Özden (Arı Sanat Yayınları)
    Varoluş Felsefesi - Hareket Felsefesi - Nurettin Topçu (Dergah Yayın)
    Emanet Ahlakı - Süleyman Dönmez (Karahan Kitabevi)
    Varlık Felsefesi - A. Kadir Çüçen - Melek Zeynep Zafer - Adnan Esenyel (Ezgi Kitabevi)
    Felsefe'nin Temel İlkeleri - Georges Politzer (Alter Yayın)
    Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom (Ayrıntı Yayınları)
    Felsefeye Giriş - Ali Osman Gündoğan (Değerler Eğitimi Merkezi Yayınları)
    Ebu'l Berekat el-Bağdadi Felsefesinde Tanrı - Tuna Tunagöz (İsam Yayınları)
    İslam'da Emir Ve Yasakların Hikmeti - Süleyman Uludağ (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    İslam İnanç Esasları - İbrahim Kaplan (Öncü Kitap)
    İslam Hukuk İlminin Esasları - Zekiyyüddin Şaban (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    İlmihal (İman ve İbadetler) - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
    Mukayeseli İslam Hukuku - Hayreddin Karaman (İz Yayıncılık)
    Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2 - Adem Apak (Ensar Yayın)
    Hulefa-yı Raşidin Devri - Mustafa Fayda (Kubbealtı Yayın)
    İslam Medeniyeti Tarihi - İbrahim Sarıçam (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı - İbrahim Sarıçam (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları)
    Hadis Tarihi - Ahmet Yücel (M. Ü. İlahiyat Vakfı Yayınları)
    Hadis Usulü - Talat Koçyiğit (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    Dualar Ve Zikirler - Ramazanoğlu Mahmud Sami (Erkam Yayınları)
    Ehli Sünnet Ve Şia'nın Delil Olarak Aldığı Bazı Hadisler - Ali Osman Ateş (Beyan Yayınları)
    Tam Metin Mesnevi - Mevlana (Araf Yayınları)
    Riyazü's Salihin - İmamı Nevevi (Ravza Yayınları)
    Sahih-i Buhari - Buhari (Arapça Metinler)
    Kelam - İsmail Şık - İsmail Yürük - Nail Karagöz - İbrahim Kaplan (Araştırma Yayınları)
    Kelam - İsmail Şık - İsmail Yürük - Nail Laragöz - İbrahim Kaplan (Gece Kitaplığı)
    Takdir Olgusu Kader Algısı Yazgı Yanılgısı - İsmail Şık (Gece Kitaplığı)
    Sistematik Kelam - Emrullah Yüksel (İz Yayıncılık)
    Dinler Tarihi - Abdurrahman Küçük - Günay Tümer - Mehmet Alparslan Küçük (Berikan Yayınevi)
    Dinlerin Rengi, Renklerin Dili - Kadir Albayrak (Maarif Mektebi Yayın)
    Tek Tanrılı Dinlerde Barış Ve Şiddet İkilemi - Kadir Albayrak (Berikan Yayınevi)
    Ana Hatlarıyla Mantık - İbrahim Çapak (Ensar Yayın)
    Mutlu Olma Sanatı - Bertrand Russell (Say Yayınları)
    30 Günde Mükemmel Cilt - Erica Angyal (neden Kitap Yayın)
    Beyninizi Tanıyın - Daniel Freeman - Jason Freeman (Neden Kitap Yayın)
    Sosyoloji - Tony Bilton - Kevin Bonnett (Siyasal Basın Yayın)
    Sosyoloji - David M. Newman (Nobel Yayıncılık)
    Sosyoloji Güz Dönemi / AÖF kitabı (Murat Yayınları)
    İnsan Ve Davranışı - Doğan Cücenoğlu (Remzi Kitabevi)
    Eğitim Psikolojisi - Bülent Gündüz - Burhan Çapri (Karahan Kitabevi)
    Eğitim Sosyolojisi - Mahmut Tezcan (Anı Yayıncılık)
    Din Psikolojisi - Hasan Kayıklık (Karahan Kitabevi)
    Din Sosyolojisi - Abdurrahman Kurt (Sentez Yayın)
    Arapça Sarf Alıştırma Kitabı - Hüseyin Günday - Şener Şahin (Emin Yayınları)
    Arapça Dilbilgisi Nahiv Bilgisi - Hüseyin Günday - Şener Şahin (Alfa Yayın)
    Belagat (Meani - Beyan - Bedi) - Ali Bulut (M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Arapça - Türkçe Sözlük - (Dağarcık Yayın - 2012)
    Dünya Basınında ATATÜRK - Nuri M. Çolakoğlu
    Harf Devrimi'nin 50. Yılı Sempozyumu (Türk Tarih Kurumu Basımevi - Ankara 1991)
    Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar - Halil İnalcık (Türk Tarih Kurumu)
    Türk Bayrağı ve Ayyıldız - Fevzi Kurtoğlu (Türk Tarih Kurumu)
    Güncel Konular Üzerine Makaleler - Neşet Çağatay (Türk Tarih Kurumu)
    Yılların İçinden Makaleler, Anılar, İncelemeler - Uluğ İğdemir (Türk Tarih Kurumu)
    Teksas Blek'in Öyküsü (Demirbaş Yayınları)
    Teksas İhanetin Bedeli (Demirbaş Yayınları)
  • Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegâne tesellidir. Her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir koku taşırlar. Her zaman söyleyecek birçok lafları vardır.