“Bazı eksiklerimiz olduğunu öylesine sık duyumsarız ve bizde eksik olana çoğunlukla bir başkasının sahip olduğunu sanıp, tutar ona bizim sahip olduklarımızı da veririz ve belli bir ülküsel gönül rahatlığını da üstüne. Ve böylece o mutlu kişi tamamdır, bizim kendi yaratığımız.”
“...hayatın çiçekleri sadece görüntü! Nice çok kişi ardında bir iz bırakmadan çekip gidiyor, nice azı meyveye duruyor, bu meyvelerden da nice azı olgunlaşıyor! Yine de onlardan yeterince var; olgunlaşmış meyveleri ihmal edebilir miyiz, hor görüp, tadına varmadan çürümeye bırakabilir miyiz?”
“Rahat, akıllı insanın, mutsuzun halini görmesi boşuna, onu iknaya çalışması boşuna! Tıpkı hastanın yatağı başında duran sağlıklı kişinin, ona kendi gücünden bir damla bile aktaramaması gibi.”