Yaratıcılık Kodu’nu; erken uyuduğum ancak gecenin bir yarısı uyandıktan sonra bir daha gözümü kırpamadığım kalorifer yanacak kadar soğuk bir Londra gecesinin ardından gelen tehir eden trenlerle dolu
Acıya Kurşun İşlemez oldu. Şairin diğer kitaplarına göre daha mı farklı, yoksa benim hayatımdaki zamanlaması mı farklı denk geldi bilemedim doğrusu ama bu kitap biraz farklı vurdu..
Kitapta öyle dizeler var ki, insanı kendi içindeki karanlık dünyasına hapsediyor.
Söyler misin?Zindanda çiçekler nasıl yetişir. (s.24)
Okurken düşündüm o kadar çıkmazda, o kadar yorgun hissettiğin bir anda, etrafındaki her şey üzerine üzerine gelirken insan nasıl olur da yine de güzellik arar, nasıl çiçek yetiştirir?..
Adnan Yücel bu soruyu sorarken aslında cevabını da veriyor o çiçekler zaten o zindanın içindeki inatla dirençle yeşeriyor...
Anlatsam şimdiBir daha dinleyebilir misin? (s.65)
Sanki birine içini dökeceksin ama taşıyabilir mi diye korkup susuyorsun ya, işte tam o an...
Adnan Yücel kelimeleri birer yük gibi değil de, birbirine tutunulacak birer dal gibi kullanmış burada. Kitap bittiğinde hissettiğim şey, birinin hayatına misafir olmak gibiydi. Süslü cümleler yok, olduğu gibi anlatmış her şeyi.. Kendi payıma aldıklarım bana yeter! Şiir dediğin de zaten bu değil mi?..
Başkasının acısında kendi yaramızı merhemlemek. Okuyun okutun ama en çok da kendi payınıza düşeni alın.
Kimi kitaplar okunur ve biter, kimi kitaplar ise insanın içinde yaşamaya devam eder. Kitabı bitirdiğimde yalnızca Meryem ve Leyla’nın hikâyesini değil, kadın olmanın, insan olmanın ve özgürlüğün
Agatha Christie'nin en önemli eserlerinden biri olan Doğu Ekspresinde Cinayet, 1933 yılında kaleme alınmış ve 1934 yılında yayımlanmıştır. Romanın İstanbul'daki Pera Palace Oteli'nde
Hamnet’i okurken insan kendini sadece bir okur gibi hissetmiyor. Yazarın kurduğu atmosfer o kadar güçlü, detaylar o kadar canlı ki, yer yer kendinizi Agnes’ın yanında, Judith’in başucunda beklerken
Yalnız değilim, yalnız değilsin, yalnız değiliz..
Dünyada kimsesiz kalmışsın ve vedalaşacağın hiç kimsen yok, çok acı değil mi ? ama maalesef gerçek.. İnsan hakları evrensel beyannamesi :
Madde 14: