Kişi kendisine haberin hatalı veya bilerek yalan söylenmiş olabileceği noktasında hesaba çekmez, gerçekliği ve olabilirliği üzerinde düşünmez ve doğru olup olmadığını araştırıp kontrol etmez. Yaptığı tek şey yalan otlaklarında yemlenmesi için dilinin yularını serbest bırakmaktır. Böylece Allah’ın ayetlerini eğlence edinir ve Allah’ın yolundan saptırmak için boş sözlerin ticaretini yapar. İnsana, zarara uğrayıp kaybedenlerden olması için böyle bir şey yeter. 
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Alıntı
"Yerleşeceğim yere gelince... İstanbul ya da küçük bir Anadolu kasabası fark etmez. Bana, içinde yaşama arzusu versin, yeter."
Zaman Katilleri
Yaratıcılık Kodu’nu; erken uyuduğum ancak gecenin bir yarısı uyandıktan sonra bir daha gözümü kırpamadığım kalorifer yanacak kadar soğuk bir Londra gecesinin ardından gelen tehir eden trenlerle dolu
Çağımızın, hayatımızın mealini yapmış.
Mealen "Hakikatin ışığından bize ne, bize gölgeler yeter." diyen kalabalıklar, imajlar aleminin tadını çıkarmaya davet ediliyorlar.
Duymasa hiç kimse şair gönlümün Sende karar kıldığını. Ve içimin şerha şerha yarıldığını Sen bilsen yeter..
Sayfa 171
Edebiyat