Kayıp Tanrılar Ülkesi "Babasız çocuklar tanrıya sığınır "sözü ile başlayan
Mitolojiye ilgisi olmayanları bile içine çekecek derinlikte harika polisye türünde bir kitap. Bir zamanlar Bergama antik kentin kazı çalışmalarında yer almış mitolojiye ilgili olan ölmez ailesinden yaşlı olan dedelerinin cinsel organı kesilerek ölü bulunmasi (tıpkı mitolojide Kronosun babası Uranosa yaptığı gibi)ardından cemal adındaki oğullarının kalbi çıkarılmış zeusa adanmış bi şekilde ölü bulunmasıyla başlıyor . Bu olayla ilgilenen Yıldız Başkomiser ve ekip arkadaşlarının seri katili bulma serüvenini mitoloji ile harmanlayarak önümüze sunuyor ##$##yazarSeolar:i114.$$#$$ İyi okumalar dilerim .
Genç bir delikanlıyı intihara kadar sürükleyen ızdırap dolu aşk hikayesini konu edinmesi bana
Martin Eden hatırlattı ve okuma isteğimi daha da arttırdı. Wertherda tıpkı Martin gibi aşk yüzünden içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp kurtuluşu ölümde bulmamış mıydı? Aşık olacağımız kişiyi doğru seçemememiz ne kadar acı.Nerde imkansız var gider onu seçeriz severiz ayni sevgiyle karşılık bekler gelmediğini görünce de kendimizi yer bitiririz. Wertherı da nişanlı olduğunu bildiği aşık olmamasi gerektiğini bildiği halde Lotteye olan imkansız aşkı bitirdi onu. Imkansiz bir aşktan çekilen acıları konu alıyor.Eser öyle akıcı ve etkileyici ki bir an acaba gerçek bir hikaye mi diye googlede arattirdım :) etkileyici öyle ki bir çok genci intihara özendirdiginden dolayı bi dönem yasaklanmasına bile sebep olmuştur. İntihar..Werther bunun önüne geçemezdi kitapta da dediği gibi "Doğa karisik ve çelişkili güçlerin dolambaçlı yollarında çıkış yolu bulamaz ve insan ölmek zorunda kalır." Okumaya değer bir kitap iyi okumalar dilerim.
Arthur Schopenhauer un hayat felsefesi. Biraz kendimi gördüm:). Çevremdeki çoğu kişi hayata karamsar baktmamdan şikayetçi yazarla tanışmami sağlayan etken bu olsa gerek . Her zaman en kötüsünü düşünürüm olumlu olunca sevinirim olumsuz bi şey olunca ise daha az mutsuz olur daha az üzülürüm ne de olsa kendimi en kötüye hazırladiğim için. Benim felsefe de bu işte. Kitaba gelecek olursak kitapta 45 maddeyle nasıl daha az aci çekerek daha az mutsuz olunabileceğini maddeler şeklinde bize aktarılıyor. Aslında kitabı bir kez daha okumakta yarar var oyle daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.Son olarak kitaptan benimsediğim bi hayat kuralı:"Mutluluk kendine yetebilenlerindir" arkadaşlar... İyi okumalarrr.
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,7bin okunma
Kinyas ve Kayra olsun diye kitabı tekrar okuyana kadar inceleme yazmıyordum ama kısmet Martin Edeneymiş.
Kitaba gelecek olursak bir insana hayranlık duyarsınız,çok seversiniz, aşık olursunuz ve bir anda terk edilirsiniz.Hayatinizin merkezine aldığınız, ona denk olabilmek için uykusuz kaldığınız, çalıştığınız kişi o kişi sizi ummadığıniz bi anda terk ediyor sizi siz olduğunuz için sevmiyordur aslinda . Bu yüzdendir bu kadar kolay terk edebilmeleri. Size ve ruhunuzun güzelliğine degil aşık oldukları asıl şey onlarin asik olduklari mevkiniz,statünüz ,sizin ona olan ilginiz hatta bazen sizin ona gösterdiğiniz sevgiden beslenip eski aşklarını unutmaktır tek amaçları belki de bundandır kolay terk edebilmeleri.Ruth da bunlardan biriydi.Ruth Martini istediği kalıba sokmak istedi ama başaramadı içinde bulunduğu burjuva sınıfı aşkına yenik düşmesine neden oldu.Martin karakteri beni uzun bir süre etkisinde bırakacak gibi. Kitapta alınması gereken çok ders vardı. Son olarak Martini asıl bitiren şey İnsanların aç gözlüğü onu o olduğu için değil de parası için saygı duymalarna sevmeleri ,saymaları saygi duymaları bitirdi onu. "Hayatta her şey kötüye gidebilir, aşk hariç. Yeter ki bitkin düşen, bocalayip tökezleyen zayıf iradeli biri olmasın, aşk hiçbir zaman yolunu şaşırmaz". Bunu söyleyendi Martin ama sonda aşka olan inancını yitirmesine sebep oldular. Bu konuda hepimiz birer Martin Eden değil miyiz?