• Yıldırım Bâyezid, Niğbolu zaferinde birçok asilzade ve şövalyeyi de esir almıştır. Eserlerin arasında Fransızların meşhur şövalyesi Jean da vardı. Yıldırım Beyazıt Han onları fidye karşılığı serbest bıraktı. Ayrıca memleketlerine dönecektir gün hepsine bir ziyafet verdi. Bütün şövalyeler, sultanın bu insanî muameleleri karşısında kendilerinin esirlere yaptığı fena davranış ve zulümleri düşünerek mahcub kaldılar ve:
    "-Şu andan itibaren Anadolu ve Rumeli Hakanı Yıldırım Bayezit Han'a karşı gelmeyeceğimize ve ona karşı silah kullanmayacağımıza dair namus ve şerefimiz üzerine yemin ediyoruz!.." dediler.
    Onların minnet altında söylemiş olduğu bu sözler üzerine Osmanlı'nın ehl-i küfre karşı ihtişam ve cesaret abidesi olan koca sultan Yıldırım Beyazıt Han, gür sesi ile şövalyeleri söyle hitap etti:
    "-Avrupada korkusuz lakabını almış olan Jean ve arkadaşlarının bana karşı silah kullanmayacaklarina dair etmiş oldukları yeminleri geri iade ediyorum. Gidiniz yeniden ordular toplayıp üzerime geliniz! Biliniz ki bu hareketiniz bana bir kez daha zafer kazanma şansı verecektir. ..."
  • "I. Murad, ufak tefek çizgi değişiklikleriyle Yıldırım Bayezıt, 1402 felaketinden sonra imparatorluğu derleyip toparlayan o kadar akıllı ve iradeli I. Mehmed, büyüklükle sadeliği birleştiren devrinin birinci sınıf devlet ve harp adamı, sırasına göre şair ve eslet II. Murad az çok onun ileri zamana vurmuş akisleri gibidirler. Fakat niçin bu devamı sade prenslerde arıyoruz? Bir buçuk asır bütün imparatorluk için model Orhan'dı."
    Ahmet Hamdi Tanpınar
    Sayfa 90 - Dergah Yayınları
  • Yolunu islam bellemiş olan iki hükümdar, iki hakan, iki yiğit, iki mert ve her şeyden önce iki TÜRK..
    Belki en büyük hataları birbirleriyle savaşmaktı bu iki yiğidin. Belki el ele vererek tüm cihanı 5 yıl içerisinde ayakları altına alabilirlerdi. Tüm cihani islamla şereflendirip Türk hükmünü vurabilirlerdi Çinden Avrupaya.. Tarih onları "kuru cihangirlik davasındaki iki adam" olarak yazdı. Timur, Yıldırım'a galip geldi. Yıldırım ise düştüğü keder denizinde boğulup gitti. Tüm cihanı titreten Timur bile diz çöktü Yıldırım'a. "Yıldırım Han gibi bir yiğidin göçtüğü âlemin sultanlığından ne çıkar?" dedi kendi ağzıyla. Türk sahiden kime denirdi? Bir Türk tüm cihana bedeldir değil midi? Gerçekten de öyle oldu. İki Türk bir cihana sığamadı ancak tek çadıra sığdı. Bu savaşın galibi yoktu aslında. Yıldırım Bayezit Han Timur'a yenilmişti. Timur ise kendi kederine.. İki yiğit göçtü bu âlemden.. Belki de en büyük şansızlıkları aynı zamanda yaşamaktı...
  • Osmanlılarda Hutbe üç sefer değiştirilmiştir: İlkönce Yıldırım Bayezit “Emir” unvanını “Sultan” a çevirmiştir. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden sonra, “Sultanü’l-berreyn ve hakanü’l-bahreyn (iki karanın ve iki denizin sahibi)” niteliğini buna ekledi. Daha sonra da Yavuz Sultan Selim, Mısır’ın alınışının peşi sıra, “Hadimü’l-Haremeyn’iş-şerifeyn (Mekke ve Medine’nin koruyanı, hizmet edeni)” sözleriyle bunu tamamlamıştır.
  • Lisede Kütüphane görevlisi olmak için can attığım ve sonunda başardığım zamanlarda Kemal Arkunun Osmanlı Padişahları serisini zevkle okuma şansı bulmuştum. Bu kitap tarihi bir roman. Çoğu insan tarihi romanların gerçek bir tarih kitabı olmadığını söyler. Fakat yüzlerce Osmanlıca farsça kelimeler barındıran kitaplar yeni okurlar için sıkıcıdır. Kitaba gelince Kemal Arkun Orhan Gaziden sonra devlet idaresini ele alan ve balkanlarda Osmanlı hakimiyetini muazzam seviyelere çıkarıp bir de üstüne 40 bin kişilik ordusuyla devasa bir haçlı ordusunu Niğbolu da hüsrana uğratan Yıldırım Beyazıt'ın Ankara savaşında Timurla karşılaşmasına dek siyasetini feraseti ve yükselişini ele almış. En dikkat çekici durum ise anlatılanın aksine Timurun Bayezite çok iyi bir muamelede bulunduğunu ve Bayezitin vur kaç yapıp savaşı kazanabilmesine rağmen cesurca Timurun çadırına saldırması ve Timurun buna hayran oluşunu mükemmel akıcı bir üslupla anlattığı bir kitap. Tavsiye ederim dostlar...
  • TİMURUN 1.MEKTUBU

    Ey Rum (Anadolu ve Balkanlar) diyarının Meliki (Kralı) olan Yıldırım Bayezid bil ki!
    Bizler kudretimizle ve iktidarımızla ademiyetin (insanlığın) en büyük kısmını tebaamız haline getirdik.
    Bu görülmemiş ve görülemez işi tek başıma yaptım. Senin gibi pederimden (babamdan) ülkeler miras alarak değil!
    Aklını başına devşir! Kara Yusuf ile Ahmet Celayir Beyleri bana ver!
    Timurun emrine karşı gelen melikin (kralın) halini duymuşsundur.
    Siz'de sakın o meliklerden (krallardan) olmayın!

    YILDIRIM BAYEZİDİN 1.MEKTUBU

    Ey İhtiyat İt (Köpek)! Bizans Tekfurundan daha beter kafirsin! Mektupta beni korkutup hilenle kandırmak istersin.Osmanlı Sultanını,Acem Padişahına benzetme! Osmanlı Askeri ne Kıpçak Tatarı gibi başıbozuk,Ne'de Hint kavimleri gibi başoboş avareler değildir! Osmanlı askeri Mezopotamya ve Horasan erleri gibi perişan olacak kadar onursuz değildir!

    Sen Osmanlı Askerini Şam ve Halepteki Memluklulara benzetme! Bu mektuptan sonra kim harp ve er meydanından kaçarsa avradı üç talakta boş olsun!

    TİMURUN 2.MEKTUBU

    Ey Melikü'l Rum (Anadolu Hükümdarı)! Sen kendini Allah için cihadda kan döken bir gazi beni'de yeni yetme haksız kan döken bir kafir sanarsın!

    Ey Bayezid! Bil ki ben 40 senedir bu nefsimi İslam Cihadına adamışımdır. Cihadlar sonucunda Hakk için kale ve şehir zapt etmişimdir. Bu zaferler sırasında çok zat bizim için kan döküp şehit olmuştur.

    Ayriyetten yaşça senden büyük vaziyetteyim. Nereye gittiysem kısa vakitte ele geçirdim.Sivası hemencecik aldım.Sen Malatyayı 4 ay kuşattın alamadın. Sinopu almayı beceremedin. Tehdide gurura kapılma.Akılsız işlere girişme.Cesaret etme akılsızlığa! Sivasta olanları bil! Doğru ve güzel cevap ver ki devletin haraptan kurtulsun!

    Özür diler,anlaşırsan dostluk ve sevgiyle müttefik oluruz Bayezid! Böylece Frenk kafirini inletiriz.Bizde Sivastan çekilmeye söz veririz. Ne beni ne askerimi çirkin,sapık,kafir diye itham etme! Bizim askerimiz babadan ve atadan Müslüman ve Müslüman evladıdır. Hidayete ermişlerdir!

    Ah Bayezid Ah kaldı ki sizin askerinin Kafirden dönme,devşirmedir.Bizimki Müslüman sizinki Kafirdir.Davamız cihangirlik ve yiğitliktir!
    İslamında ulu emiriyizdir.
    Eğer samimi mektubun gelirse sevgi açıkça ortaya çıkar.Aksi halde kalem gider kılıç çıkar!

    YILDIRIMIN 2.MEKTUBU

    Ey cihan sultanı Timur-i Köregen (Damat Timur,Timur Cengiz Hanın torununun hanedanının damadı olduğu için damat denir )!

    Mektubunda bizi tehdit etmişsin yine.Biz Kefeden Şirvana varsak Aceme geçsek oraları feth etmemize kim mani olur?

    Zat-ı Alinizin Sinop ve Malatya hususundaki ithamlarıda doğru değildir. Karaman Meliklerinin topraklarımıza saldırıları yüzünden muhasaraları kaldırmak zorunda kaldık.

    Ey Ayağı olmayan yaşlı bunak! Bil ki benim Ali atam Büyük Ertuğrul Gazi Han,300 Gazisiyle Kafir Hülagünün 10.000 askerini öldürmüştür!

    Bundan sonra devlet idaresi şerefine nail olmuştur.Osman Beyden beri dördüncü tabakada bulunmaktayız.Atalarım Osman,Orhan ve Murad onlarca kent ile şehir zapt etti.Bende onlarca kent ve kale ele geçirdim. Bize göre cihan ve içindekiler kıymetinin,İslam cihadının yanında saman kadar değeri yoktur!

    Mısır yani Şam ve Halep sultanına dokunma! O bizim evladımız sayılır.Yoksa seni mahvederiz!

    Osmanlı askeri Abdullah Oğludur (Allahın Kulu Oğlu).
    Sivasta onlarca Müslüman katlettiniz.Bu Arapça ve Farsça mektuplarınızda kibir,gurur,kabalık ve barbarlık var.Osmanlı hileye başvurmaz!

    TİMURUN 3.MEKTUBU

    Hacı ve Sungur ile gönderdiğiniz mektubu aldık.Sizin kafirle savaştığınızı biliriz.Bizde Gürcü kafiriyle harp ederiz. İkimizde bu konuda mutluyuz.

    Şam ve Halep (Mısır) Sultanı hakkında dediklerinizi kabul edemem.Çünkü Mısır Valisi,Mezopotamya ve Acem soylularından Bahaddin Savcıyı haksız yere şehit etti.

    Yine hapsettiği Gönültaşı serbest bıraksın diye elçi yolladım elçimi katletti! Ona evladım demeni uygun görmedik. Onu Sultan'ul Haremeyn unvanıyla almanızıda uygun görmeyiz.

    Ahmet Celayir Bağdat tarafına geldi.Yakalamaya çalışırız.Ülkenize gelirse sahip çıkmayın.Aksine bize teslim edin.

    Erzincanı alıp tahrip etmiyoruz.Sizden gelecek mektubu bekleriz.

    YILDIRIMIN 3.MEKTUBU

    Mısır Sultanıyla aranda geçen vakadan bizi iyi anlamadın. Ben arzu etsem her zaman Mısırı fethe kadirim. Bilirsin atan Hülagü,İranı istilası sırasında Halifenin bir kaç akrabası Mısır Sultanı Baybarsa sığındı. Baybarsla Bağdat Valisi Karaboğa Noyan harp etti. Halifenin amcasını yanlışlıkla asker sanıp şehit ettiler. Akrabaları ise Kahireye sığındı. Atan Hülagü Han Hazretleri onları ne takip etti ne geri istedi. Zira Hülagü Han Hazretleri böyle önemsiz şeylerle ilgilenmez. Sen şimdi bize sığınan bir,iki adam için hatrınızımı kırdığımı düşünürsün? Ricamdır Sivastan elini çek.Allahın takdirinden kaçılmaz.Allahtan başka hiç bir şeyden korkmayız!

    TİMURUN 4.MEKTUBU

    Bilirsin şimdiye dek Sulh (Barış) için çalıştım ve Sivasa gelmem söz konusu.Şam tarafına gidip Mısır Melikinden öcümü aldım. Ama siz Erzincana gelip valimi kırdınız. Sulh için çabaladık,siz ise hep kabalıkla cevap verdiniz!

    Askerimiz için kafirden beter dedin! Dinimizi sorguladın! Şimdi amacımız Kefe Kırıma giderken Şirvandan dönmek ve Erzincana gelmektir.


    Oğlum Muhammed Badırda bize katılacaktır.Ricam şudur. Sivas,Malatya,Elbistan,Erzincan ve Kemahı bize bırak.Ahidnameyle teyit et!
    Sulha muhalif değil bağlıyım!

    YILDIRIMIN 4.MEKTUBU (SON MEKTUP)

    Timur-i Köregen Han Hazretleri. Sivastayken bana mektubunuz ulaştı. Anlaşma hazırlığı içinde bulunurken mektubunuz geldi. Karışıklık sürecinde sizi kıracak mektup yolladık özür dileriz.

    Sizin mektubunuzu Karaman kafiri ele geçirmiş.Mektubunuz gecikti.Rezillerin elinden mektubu zor aldık.

    Kim fitneye sebep olursa Hak Teala cezasını versin.

    Bu son mektuptan sonra Ankara Savaşı yapılmış Bayezid esir düşmüştür.