YÜZÜ DEĞİŞMEMİŞ, GÖZLERİ DAHA YORGUN BAKIYOR. KİLO ALMIŞ BİRAZ, GÜLÜŞÜ AYNI AMA NEŞESİ YOK. YAŞADIKLARI ONU YORMUŞ, BENİ DE YIPRATMIŞ GİBİ...
Alıntı
Ömür boyu yanlız kalmayı isteyecek kadar incindim.
"Uyanmak zor, uykunu bölmedikçe kurtuluş Çıkışı bulamadığın yol üzeri, gözün kapalı yıpranış Yıprandığını bir tek senin bilmen kıvranış Ağladığını kendin görmen, ruhen yıkılış" (SK-Ahmak Islatan)
Yıpranış 2: Adaletin Bedeli Bir devlet memuru, gördüğü adaletsizlikler karşısında sessiz kalmıyor. Sesini yükseltiyor ve bunun bedelini mesleğinden ihraç edilerek ödüyor. Ama bu sadece onun hikâyesi mi? Yoksa hepimizin adalet karşısında nerede durduğumuzu sorgulatan bir ayna mı? Siz hayatınızda adaleti nerede kaybettiniz? Sesinizi çıkardığınızda neler değişti, yoksa değişmedi mi? Adaletin bedelini ödemeye hazır mısınız? Yıpranış 2, adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, günlük hayatın tam ortasında nasıl sorgulandığını gösteriyor. Bu kitap, sadece birinin meslek hikâyesi değil; hepimizin kendi adalet sınavıyla yüzleştiği bir çağrı. Onurlu bir kaybediş, onursuz bir kazançtan üstün müdür? Cevap sizin vicdanınızda.
"Geçmişe takılmayın ama dikiz aynasından bakmayı da ihmal etmeyin. "
Alıntı
Yıpranış - zamanla mı? bilinmeyen bir mutluluk, bir eziyet yüzünden mi?- bir şeylerin bilgiyle yıpranabileceğini bilebilecek biri gibi yıpranmıştı..!
1000Kitap