11
Giriş
Bu kitap, hayatı yaşayanların bitmek tükenmek bilmeyen
“acıklı” ve “yok” öyküsü. Yokluğun öyküsünü, yok oluşu, bi-
tişi, her gün yeniden tükenişi bilmeden, hissetmeden anlatmak
çok zor.
Bu öyküler yokluğa kilitlenen, yokluk ve varlık arasında gö-
rünmeyenlerin öyküleri.
Yıllarca dinlediğim, mücadele ettiğim yokluk hiç hafızam-
dan silinmedi. Ruhumu yaraladı. Sonunda da bu öykülerle
yokluğun kahramanlarına dönüştü. Şimdi ölümleriyle, gidişle-
riyle beni yokluklarıyla baş başa bırakanların yarım kalan öy-
külerini yazmak bana düştü.
İsimleri değiştirdim ve sonra yazdıklarımı okudum. Hikâye
gibi geldi. Oysa hepsi gerçek. Bu insanların hepsi vardılar, var-
lar. Benim gördüklerimi yaşadılar. İsimleri bende saklı sadece.
Giden arkadaşlarımı, kalan çocukları, silinip giden sokakları,
kalan enkazı, büyüyen çocukları, bedduaları, duaları, mezar-
ları, surları, yolları, avlulu evleri, gizemli kuyuları, tünellerin
yerlerine yapılan rezidanslarıyla, sokakların yaralanan ruhu
konuşacak şimdi. Belki hepsi bir sayıklama. Aslında duvara
konuştuğum sayfalar dolusu dertler ya da suya yazdığım beş
cümleden ibaret. İçimde ne varsa hepsi duvarda yankılansın,
suda dağılsın..