Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar
Kitap ve kalp çalmak serbestti
İçimizden bir şey tut dendiğinde en çok aşk
Dışımızdan bir şey tut dendiğinde en çok devrim tutardık
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar
Okur yazar değil okur yaşardık
Cimri değildik hayallerimizde
İşaret ve itiraz parmağını yitirmeyen çocuklardık
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar
Çokta az, azda çoktuk.
Yaa,
İşte böyle
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar
Pencereler devlete, sokaklar aşka boyanırdı.
Alıntılar meşk ederdik fasılasız fasıllarda
Tünelin ucundaki âşıklardık
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar
Kapılardan pencerelerden karışırdık sokaklara
Halleşir harlaşırdık meydanlarda
Şimdiyi sorarsanız bana
Zamane zamanları sorarsanız
Sokaklardan, düşlerden ve aşklardan
Emekli olduğumuza hiç mi hiç şahit olunmamıştır…