Sabahattin Ali
Seneler sürer her günüm,
Yalnız gitmekten yorgunum;
Zannetme sana dargınım,
Ben gene sana vurgunum...

Sevde, bir alıntı ekledi.
23 May 20:58

Ben de yorgunum. Ben de çok uzak yollardan yürüyerek geldim. Ama benim bütün geçmişim sen bir nazar edersen aklanır, çünkü senin gözlerinde bir cennet bakışı var...

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
Kaktüs Kitap Evi, Seninle'yi inceledi.
21 May 23:39 · Kitabı okudu · 5 günde · 4/10 puan

Selam millet! Nasılsınız? Ben biraz yorgunum ama idare ediyorum.
Uzun zamandır bir kitapta ağlamadığımı ve artık ağlamak istediğimi hikayelerimi takip edenler bilir. Tam da yine böyle 'Ağlamak istiyorum!' diyerek dolandığım bir gün artık bu kitabı okuma vaktinin geldiğini düşündüm ve kitaba başladım. Gerçekten kitaptan çok fazla beklentiye girmişim.  İlk önce şunu söylemeliyim ki, ağlamadım.
Kitapta severek okuduğum tek kısım Nell'i Kyle ile yaşadığı o kısacık süreç oldu diyebilirim. Arkadaşlar spoiler vermiyorum. Kyle'ın öldüğü bilgisi tanıtım bülteninde de mevcut. Kitapta en çok içime oturan işte burası oldu. Kyle'ın ölüm anı. Gerçekten Nell için berbat bir durumdu. Kitabı okurken buralarda acı çektim diyebilirim. Ancak sadece bu kadar.
Kyle'ın ölümünden sonra karakterimizin Colton ile karşılaşması ve onunla olan/olmaya çalışan ilişkisi bana biraz anlamsız geldi. Özellikle kızımızın sürekli gel-gitler yaşaması beni çileden çıkardı. Zaten Colton'un olduğu süreç boyunca Nell'i sevmedim. Sadece Colton'un geçmişine dair bir mesele beni üzdü o kadar. Ama o detay da yazarın o anda aklına gelipte eklediği bir kısım gibi geldi bana. Detaya ısınamadım. Yazarın konuyu sağlam bir şekilde işlediğini düşünmüyorum. Kitabı yazmaya başlamış ve yol nereye götürürse oraya gitmiş sanki.
Kısacası çok büyük beklenti ile başladığım bu kitaptan beklentimi karşılamadığı için biraz içim buruk ayrıldım.
Ayrıca kesinlikle bahsetmem gereken şöyle bir konu var: kitapta ikili yakınlaşmalar çok fazla. Eğer bir aşk kitabı okuyorsam içerisinde bolca aşk okumak isterim, cinsellik değil. Bu yüzden de bu sahneler beni olaydan ayırdı. Ayrıca bu tarz sahneleri okumak istemeyenlere ve henüz cinse kimliğini tam anlamıyla kazanmamış olan küçük yaştaki arkadaşlarımıza pek önermiyorum. Diğer arkadaşlarıma da eğer istediğiniz bu yakınlaşmaları okumak ise öneririm sadece.
Sağlıcakla kalın!

Kaçıncı zamandayım, kaçıncı acının yelkovanındayım? Güneşin doğuşu değilde batışı acıtıyor solgun avuçlarımı.Kaç gecedir uykusuzdum, sayamayacak kadar yorgunum.Soğuk bir taşa dokunuyor ellerim, ürperdikçe ürperiyor içim , bir ses bekliyorum ısrarla, tek bir kelime... Hala geçeceğine inanmak üzerime buzdan yağmurlar yağdırıyor.Gülen gözlerimi görmeyeli ne kadar zaman olduysa ben o vakittir üşüyorum...

Sabahattin Ali ~~Eskisi Gibi
Seneler sürer her günüm,
Yalnız gitmekten yorgunum;
Zannetme sana dargınım,
Ben gene sana vurgunum...

Elif, bir alıntı ekledi.
17 May 22:04 · Beğendi · Puan vermedi

" ... bütün camlarım kırılmış yorgunum. "

Ben Sana Mecburum, Attila İlhan (Sayfa 16 - (Yorgun Serüvenci), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 43.Basım)Ben Sana Mecburum, Attila İlhan (Sayfa 16 - (Yorgun Serüvenci), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 43.Basım)

Yorgunum dostlarım yorgunum şimdi:))
“Yorgunluk benim genel halim. Bana, “Nasılsın?” diye soranlara, en sık verdiğim yanıtın “Yorgunum,” demek olduğunu keşfettiğim günden beri, daha bilinçli olarak “Yorgunum”. Şu memlekette yaşayıp da yorgun olmamak mümkün mü? Beden yorgunluğu dediğinden ne olacak, iki-üç dinlenmeyle geçer, ama ben aslında vatan yorgunuyum! Ruh yorgunuyum, gönül yorgunuyum, hayat yorgunuyum; öğrenmek, bilmek, anlamak, anlamamış gibi yapmak, düşünmek, hissetmek, tanımak, tanık olmak, katlanmak, anlayış göstermek, görmezden gelmek, üzerinde durmamak, idare etmek, üzülmemiş görünmek, alışmak, alışamamak, sabretmek, katlanmak, beklemek yorgunuyum. Tam da artık bu memlekette hiçbir şey şaşırtamaz beni sanırken, her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum.”
M. Mungan