Yorum

Elif isimli okurun asıl gönderisini gör
Bu bahsettiğiniz bakış açıları üzerinden yorumlayacaksak eğer; bencillikten başka bir şey olmuyorlar. Kişinin kendinden olanlar iyi, kendinden olmayan kötü gibi oldu. İyilik kavramına, benim bakış açım: Bulunduğum durumda önümde duran seçeneklerin eğer başka birilerini de etkileme ihtimali varsa, onları da hesaba katarak seçeneklerin artı ve eksilerini değerlendirdikten sonra vardığımda karardır. Yani, etkilenen kişilerle empati yaptığımda bulduğum sonuçlarda, karşımdaki kişinin alabileceği zarar benim yararımdan fazla ise hareket etmem. Bu, benim gözümde olağan bir hâl. Ne iyi ne kötü. Ancak, bir başkasının yararı, benim zararımdan fazlaysa ve eylemi gerçekleştirirsem bu iyilik olur. Kötülük ise oluşturabileceğin etkileri hesaba katmadan hareket etmektir. Çünkü düşünmeden ve anlamadan hareket etmekten daha kötü bir şey görmedim. Bu anlattıklarım, özet niteliği bile taşımıyor maalesef. Derin ve ortak paydada buluşması zor konular olduğunu düşünüyorum.
İyiliğin tanımında " çıkar" ve "ben" düşüncesi yoktur. Bu düşünce bağlamında yapılan hangi eylem olursa olsun iyilikten söz edemeyiz. Tabi ki insan yaptığı her eylemi düşünerek farkında olarak yapmalıdır. Fakat yapılan eylemler ve davranışlar kişiye göre değişmemeleri muhatap ile kurulan samimiyet içtenlik bağlamında değerlendirilmelidir. Size karşı yapılan eylemin, takınılan davranışın altında yatan niyeti her zaman bilmenize imkan olmadığına göre "iyi niyetten " ödün vermeden insanları samimiyetle iyiliğe davet etmenin hem birey açısından hem de toplum açısından doğru bir eylem olacağı kanaatindeyim.
"Ben" düşüncesi olmasa bile, tüm düşüncelerimiz "ben" üzerinden dışarıya yayılır. Yani, kişi kendinden tamamıyla soyutlayarak herhangi bir yaklaşımda bulunmasına imkân yok. Sahip olduğu her şeyle fedakârlık yapmaya kalksa bile "ben'' orada mevcuttur. Eylemlerin ve davranışların değişmeleri, bence olağandır. Çünkü her birimiz; diğerlerine ne kadar benzerlik gösteriyor olursak olalım, diğerlerinden bir o kadar da farkımız mevcuttur. Kategorize etmek ve/veya kalıplar şeklinde olması, bizi kendimizden uzaklaştırıp herkesleştirir. Bu durumda da eylemin sonuçlarının kime yararı olup olmadığı tartışma konusu olur. Samimiyet, sahip olabileceğimiz en sağlam ve ince bağların oluşmasını sağlayabilir. Fakat bunu herkese yansıtma olanağımız yoktur. Algımıza girenlerden ve algılarına girebilecek olanlardan öteye gidemeyiz. Bunlarında gerçekleşme şekli etkiyi, o da zamanla samimiyeti ve yaklaşımı belirler. Naçizane fikrim, ben olduğum gibi olmaya ve böyle kalmaya çabalıyorum. Yaşayan her canlının da, başka hiçbir canlının kendi olmasına engel olma ya da zarar verme durumu olmadığı sürece; kendi olmasına saygı duyarım ve bunun devam etmesi için elimden geleni yaparım.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.