Kesin bir kavrama dönüşebilmesi için uygulanış biçiminin sabit ve kesin olmamaktan kurtulması gerekir aslında. Kesinlikten uzaklaştıran da bu uygulanış biçimleri ve yarattığı farklı algılar. Zira kitapta da bahsedildiği üzere Demokrasi hakkında: Montesqiue "Demokrasinin temeli fazilettir," derked De Maistre "Hırstır," diyor. Vacherot'ya göre "Demokrasi adaletin temelidir", Proudhon'a göre," ruhani ve ve cismanî bütün iktidarların sona ermesidir." Bu ve benzeri farkli yorumlar getirilmesinin sebebi söylediğiniz şeylerle de örtüşmekte aslında. Fikrinize de saygı duyuyorum.