Salt dil değişimiyle olacak şeyler değil bunlar. Bakın mesela Foucault söylem insanı belirler der, Foucault’ya şöyle bir itiraz gelir “o halde biz de bir söylem yaratalım belirleyelim gerçekleri” Foucault’ya göre bu imkansızdır. Varolan söylemi ortadan kaldırmak için halkın kullanmaması yetmez.
Devlet eliyle yani “kamusallaştırılarak” söylem ortadan kaldırılabilir. Söylem salt gramer içermez yani dilsel değildir aksine kamusal araçların kullanımını da içerir. Dolayısıyla bir söylemin diyagonal noktası kamusal araçlarla dilsel ifadelerin çarpıştığı noktadır. Bir söylemi ortadan kaldırmak için de yine ikisinin işbirliği gereklidir.
Farzedelim bu tür aşağılayıcı söylemleri kaldırmak istiyoruz, o halde devlet bu söylemleri tüm sözlüklerden temizlemeli, herhangi bir yerde sözlü-yazılı kullanıldığı halde ise cezalandırmaya tabi tutmalıdır. Ayrıca bunun yerine daha gerçekçi söylemler üretip sözlüklere yerleştirmelidir. Söylem böyle değişir, yoksa dışarıdaki davara istediğin kadar anlat dişi köpekle eril köpek mevzusunu anlamaz, ama bir kere hapse girsin para cezası alsın, bir süre sonra cesaret edemez. Ki gelecek nesil de daha temiz bir söylemle yetişir.
Not: Yukarıdakilerin gerçeklikle ilgisi maalesef yoktur hepsi benim hayal ürünüm :)