Abdülhamit’in Arapçanın da resmi dil olmasını teklif ettiğini ve bunu bilhassa milliyetçilik cereyanına kapılan Arapları devlete ısındırmak için yaptığını bizzat ifade ettiği dile getirilmiştir. Abdülhamit Arapçayı savunmakta samimiydi denilemez. Onun bu politikasının Türklüğün ikinci plana düşürüldüğünü iddia eden muhalifleri tarafından şiddetle eleştirildiği muhakkaktır. Gelgelelim kısa süre içinde Abdülhamit muhaliflerinin, Arapça konuşan nüfusun çoğunlukta olduğu yerlerde, devlet dairelerinde bile Arapçayı resmi lisan kabul etmek zorunda kalmaları ilginçtir. Abdülhamit İslam Birliği politikası eseri Araplara karşı böyle bir koz kullanmıştı. Ancak onun dil politikası Arapça değil Türkçe etrafında şekillenmişti. Ülkenin her yerinde, anayasada resmi dilin Türkçe olmasını savunmuştu. Hatta Sevinç’e bakılırsa Abdülhamit, “Türkçeye en çok değer veren Osmanlı padişahı olarak tarihe geçmiştir.”