Hubab b. Münzir’in (ra) tavrının bir benzerini Hendek Gazvesi sırasında Ensar’ın yiğitlerinden Sa’d b. Muâz’da (ra) da görüyoruz. Efendimiz (sas) uzayan ve bir türlü neticelenmeyen savaşı bitirme arzusu ile Medine’nin yıllık mahsulünün bir miktarını Gatafan’lılara vermek istemişti. Bu arzusunu Sahâbeye açtığı zaman Sa’d b. Muâz, aynen Hubab b. Münzir gibi büyük bir edep ile aynı soruyu sormuştu: “Ya Resulullah! Bu düşünce Allah’ın size bir emri mi, yoksa sizin kendi görüşünüz mü?” Efendimiz (sas) bunun kendi görüşü olduğunu söyleyince Sa’d bu düşünceye karşı olduğunu şöyle beyan etmişti: “Ya Resulullah! Biz bu teklife karşıyız. Bizler cahiliye döneminde bile bunlara bir tek hurmamızı vermez iken, şimdi İslam ile aziz olduğumuz bir dönemde mi bunlarla mahsulümüzü paylaşacağız?! İşin sonunda ne kadar süreceği belli olmayan bir savaşta olsa biz onlara bir tek hurma vermeden savaşacağız.” Sa’d b. Muâz’a bu düşüncesinden dolayı Efendimiz (sas) herhangi bir şey söylemiyor, memnun ve hoşnut olarak Sa’d’ın fikrini kabul edip, düşmanla bir tek hurmayı paylaşmamaya karar veriyordu.