Yorum

Hâkan isimli okurun asıl gönderisini gör
O ayetin bizzat kendisi ve öncesi-sonrası ganimetler hakkında... Nahl 64. Biz bu Kitab'ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik. Nisa 105. Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma! Hakka Suresi ﴾44﴿ Eğer peygamber bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı, ﴾45﴿ Elbette onu kıskıvrak yakalardık. ﴾46﴿ Sonra onun can damarını koparırdık. ﴾47﴿ Hiçbiriniz buna mâni olamazdınız.
Kıymetli kardeşim mezkur ayeti yazma sebepleri “esbabı nüzul” dolayısıyla değil,zaten konu bütünlüğüne bakılırsa bir olayın Peygamber tarafından yasaklanması üzerine zikredilmiş. Mana itibariyle Peygamberimizin hükmüne şeksiz şüphesiz itaatten bahsediyor. Arka planda iniş sebebi veya siyak-sibak ilişkisi bakımından söylediğiniz gibidir.
Merhaba, bu dövme hakkındaki hükmü peygamberimiz hangi ayetten çıkarmış bunun cevabı var mı ? (Haşr 7 cevap teşkil etmez.)
Peygamberimizin ayetten hüküm çıkarmasına gerek var mı? Allah’tan iki türlü vahiy alan bir peygambere “Dövme yasak hmm nerden çıkardın bu hükmü?” diye sorma yetkisi Müslüman olan birisinde olmamalı. Her vahyi bir sebebe dayandırmak,her hadisi bir olaya atfetmek ne kadar doğru?
Sorarım. Hubab b. Münzir, Allah Resulü’ne (sas) gelip; “Ya Resulullah! Ordunun buraya konaklatılması Allah’ın bir emri mi, yoksa sizin kendi görüşünüz mü?” diye sorunca, Efendimiz: “Benim fikrim” demişti.
"Peygamberimizin ayetten hüküm çıkarmasına gerek var mı ?" Elbette var. Peygamberimizin sözleri ve davranışları vahiy ile uygun olmazsa olur mu ?
Hubab b. Münzir’in (ra) tavrının bir benzerini Hendek Gazvesi sırasında Ensar’ın yiğitlerinden Sa’d b. Muâz’da (ra) da görüyoruz. Efendimiz (sas) uzayan ve bir türlü neticelenmeyen savaşı bitirme arzusu ile Medine’nin yıllık mahsulünün bir miktarını Gatafan’lılara vermek istemişti. Bu arzusunu Sahâbeye açtığı zaman Sa’d b. Muâz, aynen Hubab b. Münzir gibi büyük bir edep ile aynı soruyu sormuştu: “Ya Resulullah! Bu düşünce Allah’ın size bir emri mi, yoksa sizin kendi görüşünüz mü?” Efendimiz (sas) bunun kendi görüşü olduğunu söyleyince Sa’d bu düşünceye karşı olduğunu şöyle beyan etmişti: “Ya Resulullah! Biz bu teklife karşıyız. Bizler cahiliye döneminde bile bunlara bir tek hurmamızı vermez iken, şimdi İslam ile aziz olduğumuz bir dönemde mi bunlarla mahsulümüzü paylaşacağız?! İşin sonunda ne kadar süreceği belli olmayan bir savaşta olsa biz onlara bir tek hurma vermeden savaşacağız.” Sa’d b. Muâz’a bu düşüncesinden dolayı Efendimiz (sas) herhangi bir şey söylemiyor, memnun ve hoşnut olarak Sa’d’ın fikrini kabul edip, düşmanla bir tek hurmayı paylaşmamaya karar veriyordu.
Evet hurma aşılama meselesinde de kendi fikrini belirtmişti. Sonra hurmalar telef olunca sadece “dini” hususlarda vahiy ile bilgilendirildiği konularda kendisine uymasını,diğer şeylerde (hurma meselesi gibi) bildiklerini yapmasını söylemişti. Gelelim dövme meselesine,siz hadise mi karşısınız mantığınıza mı uymuyor yoksa her konuyu Kur’ana hamletme niyetindesiniz?
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.