Yorum

Mr.Kuralay isimli okurun asıl gönderisini gör
O'nun bilmesini (bilmek kelimesinin yüklendiği anlamlar, idrak, nedensellik, etki alanı ve dünyada akan zamandan bağımsız çap) ile bizim bilmek paradigmamızı eşit/denk/özdeş kapasitede bir "bilmek" varsayımı ile kabul edersek yukarıdaki soru sanki haklı bir açmazmış gibi gelebilir. Bu bilmek meselesinin ne kapsamda bir etkinlik olabileceğine ilişkin ömürlük çaba harcamış insanların aslında pek de bir şey bilemediklerini gördüklerini tespit eden yorumları da bizlere fikir verecektir. Bence, bilme'nin sonu bilemediğini bilmektir şeklinde düşünüyorum. Toplumsal zekanın ürettikleri, bireysel bilmekten daha iyi olmakla beraber yine de sonuç bir mükemmellik arz etmiyor. Özetle yaratıcıya atfedilen bilmek olgusu, bizimki gibi bir bilmek olmamalı. Güzel bir alıntı/soru paylaşmışsınız, teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın.
Esas ben teşekkür ederim bu güzel yorumunuz için. çok aydınlatıcı kalakaldım.
Kaldığınız yerde kalmayın lütfen. Amacım bu değildi.
Haklısınız bu soru açmazda bırakıyor insanı. Aslında bu soruya çok yakın bir soruyu önceden yine dini bilgisi olan bir kaç kişiye sormuştum. tatminkar cevaplar alamamıştım. Fazla kurcalamamam bile söylenmişti hatta. Harari de bu durumu tek tanrılı dinlerde kötülük problemiyle başedilmekte zorlanıldığını söylüyor.
Bir cevap yazmıştım, göndermiştim ancak sitenin güncellemesine denk geldi ve buraya aktarılmadı. İsterseniz birebirde ayrıntı yaparız. Bilemediğim her ne varsa keyifle sizle paylaşırım :)
Memnuniyetle efendim. Tabiki
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.