Yorum

Virginia isimli okurun asıl gönderisini gör
Aklıma direkt Van Gogh'un Yıldızlı Gece'si geldi.. ve bu sanat eserini giysilere, bantlara, akla hayale gelebilecek pek çok metaya baskılayarak tasarım(!) yaptıklarını iddia eden "pastişçiler"... Bu tarz sektörel hareketler doğrudan doğruya sanat eserini metalaştırmaktır aslında. Sanatın birebir zıt olduğu metaya konu olması günümüzün esas yürek burkucu gerçeklerinden biri sanırım. :! Sektörlerin özellikle bunu "popülerite, moda, reklam" vb. şeylerle sistemli bi' şekilde uygulaması ise bu durumun gittikçe artacağının bi' kanıtı niteliğinde. O halde özüyle gerçek olan sanat eseri nasıl korunacak, kendi başına, metalaştırımdan uzak nasıl kalabilecek? Bu da başka bi' sorun sanırım...
Her konuda olduğu gibi, bu konuda da ben üreticilerden çok tüketicilerde buluyorum sorunu. Hiçbir şekilde bilinçlenme eğiliminde değiller. Popüler olana, meraklı bir kesim var ve bu çoğunlukta... Farkında olan, sesini bir şekilde paylaşarak duyurmaya çalışan biz azınlıklar, bu yozlaşmaya, bu giderek artan sıradanlaşmaya, değersizleştirmeye, engel olamıyorsak da, o azınlığın -yani sizin gibi düşünen insanların- varlığıyla anlamını koruyor yaşam... Tökezleyerek de olsa yürüyebiliyoruz yani!
Haklısınız, insanların bu tarz şeylere talepleri az olsa bu tipteki ürünlerin üretimi, arzı kesinlikle azalır. Ama burada tüketimlerimizin salt bizlere ait olmadığı da unutulmaması gereken bi' faktördür. Tüketmek istemediğimiz, aklımızda dahi olmayan pek çok şeyin reklam, sosyal medya, mobilite vb. pek çok kanaldan bizlere adeta manipülasyon uygulayarak, dayatılar halinde tüketmemiz, bir şekilde talep etmemiz sağlanıyor. Bu durumda ise, yani sanat eserlerinin metalara konu olması- metalaştırılması noktasında sizin de değindiğiniz gibi farkındalık, bilinç tek kurtuluş yönü olarak görünüyor. Tüketimlerimizi neye göre yapıyoruz ve bizim esas konumuzu oluşturan, neyi tüketiyoruz sorunu...
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.