Yorum

Aslıhan isimli okurun asıl gönderisini gör
Açlıkla iyileşmek mi? 🤔😴 Biraz abartılı olmuş..
aidin salih açlıkla iyileşilebileceğini savunuyor zaten dinimizde bunu yapanlar olmuştu bakınız Allahu teala ilk orucu adem aleyhisselam'a sonra diğer peygamberlere ve ümmetine emretmiştir .musa aleyhisselam ve İlyas aleyhisselam 40 gün isa aleyhisselam 60 gün hicbirsey yemeden oruc tutardı. Abdülkadir geylanı 40 günde bir iftar yapardı .bunlar efsane değil kitaplarda anlatılan gerçekler diyor
Oruç tutmakla açlıkla iyileşmek ayrı şeyler. Lütfen ikisini birbirine karıştırmayalım. 40 gün, 60 gün hiçbir şey yemeden oruç tutmak deyince hemen akla ölüm orucuna yatanlar geldi. Mahatma Gandhi 21 gün açlığa dayanabilmiş ve ölmüş. Eğer o kadar uzun süre hiçbir şey yememiş olsalar vücutları yaşam fonksiyonlarını kaybederdi. Örneğin; Abdülkadir Geylani Hazretleri farz orucun dışında her sene 40 günlük hayvani gıda almaksızın oruc tutardı. Dikkat ederseniz hayvani gıda almaksızın diyor. Oruç tutmalarına ilişkin süre ve şekil nasıldı bilemeyiz fakat amaçları açlıkla iyileşmek değildi zaten.
tabiki onlarınki farklı olabilir ama orucun açlıkla ilgisi var ve açlık insanları iyileştiriyor bakınız.. Oruç sırasında sindirime ayrılan zaman azaldığı için, iftar ve sahurda dengeli ve sağlıklı beslenmeyle mide ve bağırsaklar bu süreçte dinlenerek kendini yeniler. Özellikle durmaksızın çalışan karaciğerin dinlenmesine olanak sağlayan oruç, kan içerisinde yer alan akyuvarların da performansıyla vücudumuzdaki her organı ayrı ayrı dinlendirir ve hastalıklara karşı direnç sağlar. Oruç tuttuğunuzda, vücuttaki hücreler otofaji adı verilen hücresel bir işlemi başlatır. Bu işlem, hücrelerin parçalanması ve zaman içerisinde hücrelerde oluşan ölü ya da işlevsiz proteinlerin atılmasını sağlar. Otofaji oranının artması kanser ve alzheimer gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Düzensiz, sağlıksız beslenme ve hareket azlığındaki artış neticesinde Tip 2 diyabet son yıllarda önemli derecede yaygın hale gelmiştir. Yüksek kan şekeri seviyeleri insülin direncinin artmasına sebep olur. Sağlıklı beslenme kuralları ile tutulan oruç, kan şekeri seviyelerinde önemli miktarda azalmaya yardımcı olurken dolayısıyla insülin direncinde de azalmaya sebep olur. Oruç ile ilgili bir diğer yapılan araştırmada diyabetin en önemli komplikasyonlarından biri olan böbrek hasarına karşı koruduğunu da ortaya çıkarmıştır. Bu da gösteriyor ki oruç, tip 2 diyabetine yakalanma riski yüksek insanlar için koruyucudur Oksidatif stres, yaşlanmanın yanında daha pek çok kronik hastalığa (diyabet, obezite, kanser vb.) neden olan durumlardan biridir. Yapılan araştırmalar oruç tutmanın vücudun oksidatif strese karşı direncini arttırdığını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, uzun süreli açlığın inflamatuvar belirteçleri azaltarak birçok yaygın hastalığın ana nedeni olan iltihaplara karşı korunmayı sağladığını göstermiştir. Günümüzün en yaygın rahatsızlıklardan olan kalp hastalığı önemli bir problem teşkil etmektedir. Sağlıksız beslenme, hareket azlığı gibi çeşitli faktörler kalp hastalığı riskinin artmasını sağlar.Oruç, kalp sağlığını destekleyen faktörlerden iyi kolesterol olarak bilinen HDL kolesterolü arttırırken, kötü kolesterol olan LDL ve trigliserid oranlarında düşüşe yardımcı olmaktadır. Yapılan bir araştırmada orucun yağ ve şeker metabolizmasında rol alan ve kalp hastalıkları ve kalp krizine karşı koruyan bir hormon olan Adiponektin’in seviyesini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Kanser hastalığı, kontrolsüz hücre büyümesi ile karakterize olmuş bir hastalıktır. Oruçlu kişide organizma kendini kontrol etmeye vakit bulur ve böylelikle kanser hücrelerinin oluşumunu başından engellemiş olur. Aynı zamanda kanser tedavisi için uygulanan kemoterapi sırasında ortaya çıkan çeşitli yan etkileri azaltması da orucun faydaları arasında yer alır. Ramazan ayında oruç tutarken uzaklaştığımız fiziksel istekler, beynimizin yapılan işlere yoğunlaşmasını sağlar. Gereksiz metabolik aktivitelerle uğraşmayan vücut, algılama ve öğrenmeye odaklanarak hafızamızın daha iyi çalışmasına katkıda bulunur.Açlık, beyin sağlığı için önemli olduğu saptanan çeşitli metabolik özellikleri iyileştirir. Yapılan çalışmalarda beyin fonksiyonları için faydalı olabilecek yeni sinir hücrelerinin büyümesini arttırabileceğini göstermiştir. Aynı zamanda yetersizliği halinde depresyon ve farklı beyin problemlerine yol açabilen nörotrofik faktör denilen beyin hormonu seviyelerinin artmasına da yardımcı olmaktadır. Alzheimer hastalığı, çoğunlukla ileri yaştaki insanlar arasında görülen çok yaygın bir nörodejeneratif hastalıktır. Bu hastalığın kesin olarak bir tedavisi yoktur. Bu nedenle ilk etapta ortaya çıkmasını önlemek büyük önem taşır. Yapılan bir araştırma, orucun Alzheimer ve Parkinson hastalığının oluşumunu geciktirebileceğini ya da ciddiyetini azaltabileceğini ortaya çıkarmıştır."
Bu alıntı yaptığın oruç tutmak ile açlıkla iyileşmek değil. Bütün tıp literatürüne girmiş olan Dengeli beslenmenin sonuçları. Oruç tutarken de eğer dengeli beslenirse şayet vücuda yararı olur, yapamadığı takdirde zararı olur. Oruç tutmanın vücuda faydalı olduğunu işin uzmanları zaten söylüyor. Fakat oruç tutmak bu kadar her derde deva olsaydı çevremizde hiç bir hastalık olmazdı. Bu kadar dramatize etmeyin olayı. Bir şeyin faydalı olması başka, iyileştirmesi başka bişeydir. Mesela gece belli bir saatten sonra yemek yemeyin denir. Neden çünkü vücut dinlensin diye. Oruçta vücudu dinlendirir faydalıdır o yüzden. Açlık iyileştirmez. Belli süreli açlık vücudu dinlendirir faydalıdır Oruç tutmak gibi.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.