İnceleme demek istemiyorum buna daha çok güzel bir irdeleme olmuş, eline sağlık Necip abi.
Aytmatov hiç okumadım ama sorgulamalara gelirsek; kendi adıma iyilik inançla ilgili değil diye düşünüyorum ama öyleymiş gibi davranmak insanların hoşuna gidiyor veya kolayına kaçıyor sanki. Hatta direk İslam inancına indirgeniyor çoğu zaman iyilik kavramı halbuki bir Hristiyan da iyi olabilir. Garip bir algı var toplumda müslüman değilse her türlü pisliği beklemeliyiz gibi.
Kötülük ile ilgili değindiğin de çok hoşuma gitti, hem insan kötü hem de sistem sanırım. İçgüdüsel olarak kötüyüz fakat sistem de bizi kötü olmaya eğitiyor sanki. Tamam ağaçları kesmek kötü diyerek yeşili katledip avm diken zihniyeti eleştiriyoruz ama avmlerden tamamen de kopamıyoruz, hiç bir şey almasak, sinema için gidiyoruz yine çarkın bir dişlisi olma durumunda kalıyoruz. Başka seçeneğimiz yok. Tükettiğimiz her üründe (istisnalar vardır kesin ama hangileri fikrim yok), aldığımız her bir markada ah var, hak var. Mango, Zara gibi büyük çaplı kötülük olmasa bile çalışma saatleri, verilen ücretler, mesai kavramı olmaması... hep kanlı para gibi geliyor, düşününce içten içe rahatsız ediyor ama içinden de çıkamıyoruz, kötü patron kötü işçiyi hatta geleceğin muhtemel kötü patronlarını doğuruyor. Bugün uzun çalışma saatlerini eleştiren işçi, çizginin diğer tarafına geçip işveren olduğunda aynı kötülüğü yapıyor.
Benim daha iyi bir dünya umudum yok denilebilecek seviyede az, sıfırdan başlama şansımız yok çünkü. Yılan ve kuyucu misali çünkü, ne kuyruk acısı unutulur ne evlat acısı...