Yorum

İslam isimli okurun asıl gönderisini gör
İnanç adına yapılan sömürüleri, zenginleşmeleri, iktidar ve güç uğruna yozlaştırılmaları ve çekişmeleri de bir düşünün, bunu yapanlar da kendine müslümanım diyen insan artıkları. Kitabımızdaki "oku"nun azıcık idrakına varabilselerdi birçok insanımız bu şarlatanların yaptıklarının zararlarını çekmezlerdi. Yakın örneği 15 Temmuz. Atatürk, inancı kişinin kendi vicdanına, sağduyusuna bıraktığı için mi sevilmeye değmiyor? Müslüman diyen kitlenin ne kadarı kutsal kitabımızda yer alan ayetlerin kendi dilindeki anlamına vakıf? Dönüp dolaşıp aynı noktalar üzerinden "dinsiz!" yaftalamaları üzerinden itibarsızlaştırma çabaları artık sizlere de bıkkınlık vermedi mi? Atatürk' ü seviyorum, müslümanım. Sanal fetvalara da ihtiyacımız yok. Birinin müslümanlığı hakkı ile yaşayıp yaşamadığının çetelesini, muhasebesini kimsenin sorgulamasına hakkı yok. Kimse kendine Münker ve Nekir'lik misyonu yüklemesin. Lütfen Atatürk'ü sevmeyin.
Ercan, bana islamin yozlastirmalarindan birsini soyler misin? Bilinc altınıza bir kere girmiş, islâm yozlastiril kelimesi... laikliği dunyaya getiren kesimin yozlaştırmasi ve sömürmesi...Hem sen kendinle celisiyorsun. Oku'nun idraki diyorsun. Ama senin bilinc altinda musluman kötü, laik iyi anlayışı hakim, bu apaçık belli... öncelikle ıslamı insanların yaptıklarıyla değil, kuran ve hadis ile öğren derim. Baskasinin kendi hur iradesiyle yaptigi hata, islâm değildir. Ayrıca ben hem laikliği savunur, hem de şeriatı savunurum diye bir anlayis olamaz. Bu anlayış körü korune baglanma anlayışıdır. 15 temmuz ve ıslamin ne alakasi var. Iki eski dostun kavgasıydı, olan garibanlara oldu. Ayrıca sanal fetva vermeyin deyip sanal fetva veriyorsun. Sanal fetvaya karşıyım diyorsan yorum yapmayacaksın. Sana şöyle soyleyelim; bir yerde adaletsizlik varsa nasıl temizlenir? Ancak Hakki haykirarak temizlenir. Küçük çocukları bira icmeye tesvik eden bir zihniyete karşı dururum tabi. Aynı zamanda ıslamı kullanarak oy devsirmeye calisan siyasi partilere karsida durmak gerekir.
Sizin kendi anlayışınız ile sorgulamanız gereken nokta laiklik değil, sekülerizm önce buna değineyim. İlk yönetim düzeni, ikincisi gündelik hayatla ilgili. Birileri sürekli sanal fetva derdinde ki, karşılık olarak farklı bir yönteme gerek bırakmıyor. Yozlaştırılmalara kutsal kitabımız ve peygamberimizin sünnetlerinin hakikatlerine sonradan eklenen olumsuz bidat örneklerinin varlığı malum öğrenmek isteyen zaten araştırır. Bilinçaltı konusuna gelince benim laiklik- İslam konusunda iyi-kötü anlamda tepyekün tektipleştirdiğim bir düşünce yapım yok. Laiklik, geçmişte koca bir imparatorluğun yıkılış sebeplerinden sayılan bazı ilmiye sınıfı mensuplarının liyakitsizliğinin, şeri hükümlerinin temsilcilerinin kişisel çıkarlar uğruna devlet yapısını nasıl çürüttüklerini tarihten referans alırsanız gerekli bir sistem. Dinin, inancın belirli ellerde tekelleştirilip sosyal yapının bilincinin yapboz gibi sürekli oynanmasından türeyen yapılar 15 Temmuz'a sebep olanlar, bunu ayrı değerlendiremezsiniz. Şimdi de onu hazırlayan zeminden farklı bir yapı yok sadece denetimi kolay olsun diye küçük küçük gruplar halinde örgütlenmelerine göz yumuluyor. Benim kendi içimde Aratürk ile inancım arasında sizin gördüğünüz anlamda bir çelişkim yok. Her gördüğü Arapça yazıyı ya da sesi anlamadığı için kutsiyet atfeden insanların varlığının örnekleri Atatürk'ün laiklik ile yapmak istediğini doğrular.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.