Yorum

Sema Nur isimli okurun asıl gönderisini gör
Beni tanıyor musunuz ? Tanıştık mı daha önce ? Ben sizin sorduğunuz sorunun cevabını verdim hemde bilmişlik yaparak değil ayetleri okuyun dedim. Kendiniz sordunuz. Allah diledi ki ben karşımıza çıktım sizi aydınlatmak istedim. Allah dilemese iletinizi bile görecek değildim. Allah size rahmette bulunduğu halde gereksiz konuları tartışma vesilesi yapmanın anlamı nedir? Yazdığınız herşeyi veya fazlasını bilmediğini mi sanıyorsunuz veya ben size aklı mı danıştım da bana bazı şeyleri öğretme cüretinde girdiniz?
Fakat ben size dedim ki: İncil ne derece doğru? Siz beni resmen hristiyan yahudi yaptınız. Açıklayabilirdiniz değil mi? Şu yüzden değişmiştir ama şu yüzden şunlar doğrudur.... Aslen namaz Türkçe kılınabilir, bak incilde bazı yerler doğru bu da doğru şu yüzden... ben bunları bekliyordum. Sizin beni vurmanızı değil. Haşa kimseye bir şey öğretecek değilim. Rabbimin ayetleri bunlar. Okumanızdan da bir zarar gelmez. Okumuş olsanız dahi. Kendi fikirlerim olsaydı bilmişlik taslardım. Kaldı ki sizden yaşça da küçüğüm. Saygılar
Anlatayım kardeşim ancak rica ediyorum yazdıklarımın hepsini anlayarak ve sabırla oku lütfen... Muhkem ve Müteşabih ayetler kavramına değinmek isterim Muhkem anlamı kesin ve tartışmasız demektir. Müteşabih ise benzetme anlamına gelir ancak müteşabih ayet dendiğinde şu şekilde anlayabiliriz " Anlamı kesin bir açıklama içermeyen ayetler" veya "tartışmalı ayetler diyelim. Müteşabih kelimesini bir kıssa ile anlatmak isterim. Kur'an-ı Kerim'in Bakara suresinde geçen bakara kıssası buna en güzel örneklerdendir. Musa as kavmine "Allah size bir inek boğazlamanızı emrediyor" dediğinde kavmi ona bir sürü inek var bunlardan hangisi Rabbine sor bizde bilelim ona göre keselim demişti. Musa peygamber onlara Rabbe sorarak detay ile geldiğinde bunun yeterli olmadığını daha fazla detay gerektiğini söylediler. En sonunda Musa peygamber daha fazla detay getirdi ancak israiloğulları "bu inekler gözümüze birbirine benzer veya tartışmaya açık görünüyor. Rabbin hangisini boğazlamamızı istiyor biz anlayamadık dediler. Çünkü sen bize sarı diyorsun bunların bir çoğu sarı hangisi biz anlayamadık gibi. ayetin orjinali: Bakara 70 Şöyle dediler "Dua et Rabb'ine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız." Arapçası Bakara 70 Kâlûd’u lenâ rabbeke yubeyyin lenâ mâ hiye, innel bakara teşâbehe aleynâ, ve innâ in şâallâhu le muhtedûn(muhtedûne). Arapçasındaki "teşâbehe" kelimesi türkçesindeki "gözümüzde başkalarıyla karıştı" anlamına gelen kelimedir. Ve Müteşabih kelimesinin kelime köküdür. teşâbehe= müteşabih Yani anlamı belirsiz olan demek. Ali imran 7 Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun yorumuna öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez. Bakın bu ayette anlatılmak istenen muhkem'in kesin anlamlı oluşu müteşabih'in ise kesin olmayan kafa karıştırıcı olduğu ve onun kesin tevilini Tam olarak Allah'ın bildiği ve iman sahiplerinin ise onların hepsinin Allah katından olduğunu söylemesi ile sonuçlanmasıdır. İman sahiplerinin onların hepsinin Allah katından olduğunu söylemesi gerektiği ve müteşabihiyat içeren Kuran-incil ve tevrat ayetleri mevcuttur. Madem konumuz incil o halde incilden örnek vereceğim. Örnek Matta ve Markos incillerinden aynı kıssa anlatımı: Matta 20 20 Bunun üzerine, Zebedi oğullarının annesi çocuklarıyla birlikte İsa'ya yaklaşıp tapındı ve O'ndan bir dilekte bulundu. 21 İsa ona, "Ne istiyorsun?"diye sordu. Kadın, "Hükümranlığında şu iki oğlumdan biri sağında öteki de solunda otursun diye buyruk ver" dedi. 22 İsa onu yanıtladı: "Ne dilediğinizi bilmiyorsunuz. İçeceğim bardaktan içebilir misiniz siz? "Onlar, "İçebiliriz" dediler. Markos 10 35 Zebedi'nin oğulları Yakup ile Yuhanna İsa'ya yaklaşıp, «Öğretmenimiz, bir dileğimiz var, bunu bizim için yapmanı istiyoruz» dediler. 36 İsa onlara, «Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?» diye sordu. 37 «Sen yüceliğine kavuşunca birimize sağında, ötekimize de solunda oturma ayrıcalığını ver» dediler. 38 «Siz ne dilediğinizi bilmiyorsunuz» dedi İsa. «Benim içeceğim kâseden siz içebilir misiniz? Benim vaftiz olacağım gibi siz de vaftiz olabilir misiniz?» İki farklı incil, iki aynı kıssa, iki ayrı anlatım Şimdi size soruyorum İsa peygamberden bu iyiliği isteyen Markos'un anlatımı ile oğullarmıydı ? Yoksa Matta'nın anlatımı ile Anne miydi ? Bu sorunun cevabını kesin olarak Allah bilir ancak bunların hepsi Allahtandır. 4 incil de gerçek ve haktır ve hepsi birlikte 1 incili oluşturur. Yani bu durum tamamıyla Allah'ın ilmi ile indirilmiştir. Yani Müteşabihtir. Kalbinde hastalık olan ile iman sahibini ayırmak içindir bu ilim. Kalbinde hastalık olan bunlardan hangisi doğru veya çelişkili der veya bunlara tevil vermeye çalışır. Ancak ilim sahipleri Rabbimiz bunu bu şekilde bilerek indirdi bunların hepsi Allah katındandır ve büyük bir sınavdır der. Bu sizin için yeterli bir cevap mıydı ? Zümer 23 Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer iç içe ikili manalar ifade eden (müteşabih) bir Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın Zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar. Bu, Allah'ın kılavuzudur ki, onunla dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah'ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek yoktur.
Peki siz hiç namazı Türkçe kıldınız mı ? Teşekkürler bu arada .
Sana herkesin bilmediği bir bilgi vereceğim ve bu bilgi sayesinde Kur'an dahil kutsal kitapların çalışma prensibini öğreneceksin inşallah. Şimdi verdiğim youtube linkindeki dış güneş sistemi ile ilgili olan videoyu 6:00 ile 10:00 dakikaları aralığını yani toplam 4 dakikayı izleyip bana dönüş yapmanı rica edeceğim. Ancak anlayarak dinlemelisin sonra ben bilgileri üstünden birdaha geçip anlatacağım bakalım neler göreceğiz. youtube.com/watch?v=IwCgQh6...
Tamamdır izledim.
1977 de birbiri ardınca iki tane uzay sondası voyager 2 ve voyager 1 onbeş gün arayla yollanıyor. 1977 yılı 77 sayısını temsil ediyor. Kur'an'ın 77. suresi mürselat türkçe anlamı "gönderilenler" demektir. Bir bakın bakalım bu surenin ilk ayetine sonra bana haber verin. Ancak surenin ilk ayetini fazla çeviriden okuyun buyrun linki kuranmeali.org/77/murselat_sur... haber bekliyorum.
Baktım .
Neml 93 Ve şöyle yakar: "Hamt olsun Allah'a! O size ayetlerini gösterecek de siz onları tanıyacaksınız. Senin Rabbin, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir."
77. surenin tam kelime çevirisi ile cümle anlamı "Yemin olsun/dikkatinizi çekerim birbiri ardınca gönderilenlere" demektir. Geri kalanlar yorumdur. Bu olay örneklerden biriydi sizin anladığınızı umuyorum. Anlaşılmayan bir yer oldu mu ?
Tabiki anladım. Ama mesela günümüzde 100 e yakın belki daha fazla yorum var. Ve biz yorumları farketmeden aslında tam çeviri işte diyerek okuyoruz. Namaz Türkçe kılınabilir desek diyelim ki, bilen bilmeyen yorum katarak okuyacak olur. O zaman öyle bi referans olmalı ki (sizinki gibi tam çevİrİ) herkes namazı öyle kılsın hem tam çeviri Hem de insanlar hissederek içten amin der. Ama bence bu kadar fazla yorum türerken tek bir çeviriyi namazda okumamız biraz zor.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.