Ben de bilmiyordum,az evvel bakınca Emir Can İğrek'e ait bir şarkı olduğunu ve altındaki yorumu alıntılayarak buraya ekleyeceğim yazıyla öğrendim olayı.Yazının doığruluğu tartışılır çünkü ben paylaşmadım ama pek de salakça bir olaya benzemiyor gibi,dosdoğru yaşamın içinden,en azından belli ki birilerinin yaşamından esinlenilmiş...
Söz konusu alıntı:
''Ali Cabbar ;
Tekirdağ topraklarında küçük bir köyde yaşayan beş çocuklu ailenin ortanca oğlu.Köyde yardımseverliği,saygısı,insanlığı ve terbiyesi ile tanınan mert bi' delikanlı. Aynı zamanda babasıyla birlikte düğünlerde gırnata çalıyor. Ali babasıyla gırnata çalmak için gittiği düğünde köyden bir kıza sevdalanıyor. Askere gitmeden önce Ali'nin sevdalandığı kızı başkaları istiyor, ailesi de veriyor kızı. Bi' gün babası Ali'ye 'Al gırnatanı oğlum, akşama düğün var.' diyor.Akşam oluyor ve Ali babasıyla birlikte düğüne gırnata çalmaya gidiyor,göreceği şeylerden habersiz...
Ali gırnata çalmak için gittiği düğünde sevdiği kızı beyazlar içinde görüyor. Ali'nin sevdası artık kara sevdaya dönüşüyor. Sevdiği kızı başkasıyla gören,evliliklerine şahit olan Ali Cabbarüzüntüsünden kahroluyor. Üzüntüsünden kahrolsa da sevdiği kızın el oğluyla oynaması için çalıyor gırnatasını.O manzara önünde gırnatasını çalarken ruhu sızlıyor. O üzüntüyle askere gidiyor ve gittikten 6-7 ay sonra köye şehit haberi geliyor.'
''...Sesi susmuş, gırnatası susmuş bi' türkü bırakmış bize Ali Cabbar...''