Tabii. Nurettin Topçu, kitapta gençlere yoğunlaştığı bir anlatım ile Türk Eğitim sistemini, beklentileri, eksiklikleri ve gelecekte nelerin olacağını yorumlayan bir açıklama dile getirmiş. O günün şartlarındaki sorunların birçoğunun günümüzde de geçerli olması yaptığı tespitlerin ne kadar yerinde olduğunun göstergesidir.
Batı özentiliği ile bazı şeylerin aynen kopyalama suretiyle uygulanmasının ne kadar yanlış olduğunu ifade ediyor. Buna katılıyorum.
Öğretmenin görev tanımı, mesleki donanım, etik değerler ve rol model tarifleri de yerinde ifadelerdir.
Katılmadığım bazı düşünceleri de var. Din ve ahlak konusunda, yabancı okullar mevzusu, kız ve erkek okullarının ayrımı, müfredat konularındaki düşüncelerine katılmıyorum.
Tüm gençleri dinden çıkmış münafıklar olarak görmesi, din temelli bir eğitim sistemini savunması, yabancı okulların cumhuriyetin getirdiği bir hastalık olarak ifade etmesini- kaldı ki yabancı okulları yerden yere vurup kendisinin Fransa'da okuması ve Galatasaray Lisesi'nde hocalık yapmasının trajikomikliğini bir kenara bırakırsak- doğru bulmuyorum. Günümüzde kız okulu, erkek okulu diye okulları daha ilkokulda ayırmaya çalışmak ne kadar doğrudur? Eğitim sistemini haremlik selamlık zihniyete teslim etmek oldukça yanlış bir düşüncedir. Son olarak teknolojik gelişmelerin eğitim sistemini ileri değil geriye götürdüğünü savunması da abes bir durumdur.