Yorum

Nihal isimli okurun asıl gönderisini gör
Tam anlamıyla bu yargıya katılabilir misin? Kader kavramını tamamen yok saymak imkânsız bence çünkü bireysellikle bir yere kadar bazı durumları sindirebilirsin. Örneğin bir sınavdan düşük alırsın ama diğer sınavla onu düzeltebileceğini bilip mutlu olabilirsin bu bireysellikle mümkün ama çok sevdiğin birini kaybetmeyi sindirmezsin bu da kader. Aslında pozitif insanlar genelde mutlu oluyorlar çünkü günlük hayattaki çoğu şeyi fazla takmadan yaşayabiliyorlar bence.
Yaşanan olayların bizdeki etkileri bizim onun kavrayışımızla alakalıdır. Sevdiğim birini kaybetsem elbette bir yas süreci olacak ama geriye dönüp baktığımda o kişinin iyi kötü bir şeyler başarmış olduğunu ve hayatın yine akıp gittiğini fark edeceğim. işte bu düşünme tarzı bile bizim kim olduğumuza, olayları nasıl algıladığımıza bağlı. Bir de sorduğun soru bu alıntıdan biraz bağımsız ölüm apayrı bir mesele. Ayrıca kitaptaki her düşünceyi körü körüne katılmıyorum, elbette benim de eleştirdiğim yerler oldu. Yine bu da algılama biçimimizle ilgili. Bu alintiya gelirsek de tamamen katılıyorum diyebilirim.
Zaten kitaptaki her düşünceye körü körüne katıldığını düşünmüyodum. Sadece alıntıda kişilik üzerinden mutluluğun bu kadar kolay açıklanması bana garip geldi. Sanırım kendim için düşünüyorum bu yüzden garip geliyo. Mutlu olmak keske daha kolay olsaydı.
Kitaptaki her düşünceye katılıp katılmadığımı bilmeniz için önce beni yakından tanımanız gerekirdi. Düşünce biçiminizi degiştirirseniz, geçmişte ya da gelecekte takılı kalmayıp "an"ı yaşarsanız elbette mutlu olmaya başlarsınız. Zaten mutluluk öyle varılacak bir nokta ya da somut bir kavram değil, elimizde olunca mutluluk gelsin; elimizde olmayınca mutluluk gitsin gibi bir olay yok. Mutluluğun bize gelmesini beklersek daha çok bekleriz.
Mutlu olmak istiyorsak "an"ı yaşamalıyız. Ayrıca bir noktada kendimizi ve olayları algılayış biçimimizi de değiştirmemiz gerekir.
Yorum bulunamadı.