Yorum

Gizemli okur isimli okurun asıl gönderisini gör
Şahsen ben bu dönemde üniversite eğitimini şiddetle tavsiye etmiyorum(belirli birkaç üniversite ve bazı bölümler hariç). Şu anda benim gözümde üniversitenin tek avantajı yeni insanlar tanımak, yeni bir şehir görmek vs. = Üniversiteyi değil, üniversitedeki eğitimi tasvip etmiyorum.
Geçen bir yerde okudum. "Kanser hastasının hayatını kurtarmak için 6-7 saatlik ameliyatlara girmem, cilt bakımı kadar para etmiyor, diyordu. Aslında üniversite biraz da işimize verdiğimiz emek ve zamana değip değmeyeceğine bakıyor. Ne yalan söyleyeyim, Z kuşağına katılıyorum. İş üniversitede değil, kendini geliştirmekte bitiyor, diye düşünüyorum. 🙇🕊️
Gizemli okur
Gizemli okur
Bana öyle geliyor ki üniversite bize balıkların kılçığının üzerindeki liflerin kırılganlık oranındaki istatiksel sapmanın balıklar üzerindeki suya karşı direncini anlatıyor. Balık tutmayı anlatması gerekirken, balıkları anlatması gerekirken, balıkların yüzdüğü suları anlatması gerekirken.. (Evet bu kadar saçma buluyorum ben sistemi.) Bana soracak olsanız şimdiki düşündüğünüz gibi üniversitede düşünüyor olsaydınız ne yapardınız diye; Okulun ilk yılının ilk yarısının ilk saniyesini bile görmeden okulu bırakırdım. Kendime bakardım.
Oğuz Atay
Oğuz Atay
dediğini de buraya eklemek istiyorum: "Bana her şeyin öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini öğretmediler."
Tacettin AK
Tacettin AK
katılıyorum. Maalesef eğitim sistemimiz üretici olmayı değil, tüketici olmayı salık veriyor. Şimdi düşünüyorum. Önümüzdeki müfredat, öğrencileri ancak kamuya tüketici personel olarak yetiştirmeye çalışıyor. Sistem ona göre ayarlanmış çünkü. Atıyorum kişi üniversiteyi bitirdi, doktor oldu. Tus'u geçip kamuya atandı. Geçimini kamudan aldığı maaşı harcayarak, tüketerek sağlayacak. Oysa onun yerine bu doktor, ne biliyim ülkemizin yurt dışından ithal ettiği bir ürünün üretimini yapsa, hem kendine hem de bünyesinde çalışanlara ekonomik kazanç sağlayacak. Maalesef sistemimiz, üretmeye değil, tüketmeye-tüketici olmaya odaklı. Başta sistem buna izin vermiyor,gibi geliyor bana da.
Gizemli okur
Gizemli okur
Size katılıyorum. Bizzat size yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum: Ben lisedeyken bir kitabımın içerisine 'sözde' şiir yazmıştım. (Sözde diyorum çünkü şiir demeye bin şahit ister.) Bizzat benim edebiyat dersime giren bir hocamız o şiiri görüp okumuştu ve bana gülüp geçmişti. O zamanlar bazı arkadaşlarım da gerek davranışları, gerekse de sözleriyle biz ne anlarız şiirden, kitaptan dediler. Oysaki ben o gün edebiyat üzerine teşvik edilseydim tahmin ediyorum ki bugün çok güzel şeyler yapmaya çalışıyor olacaktım. Ama yine de belirtmem gerekir ki o günlerin üzerinden yıllar geçtikten sonra bir şiirimi okuyan liseden tanıdığım bir arkadaşım beni telefonuna 'şair' diye kaydetti. Eğer ben üzerine düşmeseydim bugün bunları anlatamıyor olacaktım ki farklı farklı yetenekleri olan gençlerimiz bu durumu yaşıyor. Teşvik edilmeyip alay konusu oluyor yetenekleriyle. Sonra ağlıyoruz, vay efendim bizim neden şunu yapanımız yok, şunu edenimiz yok diye.. Hülasa, eğitim sistemimizden son derece şikayetçiyim (kendi çapımda). Bu durumu düzeltecek olanlar da sizin gibi değerli öğretmenlerimiz. Hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum. Vazifeniz daim olsun, yetiştirdiğiniz her öğrenci ülkenin en aydın kişileri olsun🤲
Tacettin AK
Tacettin AK
teşekkür ederim. Anlattıklarınız sınıfta bir öğrencimi aklıma getirdi. Bu öğrencim, nasıl desem yaramaz hareketli, dersi pek dinlemeyen bi tip.. Bugün saatlerce ona bölme işlemini anlatıyorum. İlgilenmiyor. Öğle arasından sonraki dersimiz resimdi. Resim defterlerini kontrol ediyorum.Sıra sıra gezerek, Sıra o öğrencime geldi. Resmi o kadar güzel çizmişti ki Muazzam bir resim yeteneği var. Keza çokta iyi taklit yapabiliyor. Yetenekli bir çocuk. Özel öğrenci.. Ama gelgörelim, biz onu derste sürekli uyarıyoruz şöyle dur, şöyle yap, dersi dinle, arkana dönme diye.. Sonra "kendime dedim, hareketliyse hareketli, onu olduğu gibi kabul et," dedim. Öğretmenler günü için güzel bir resim yapıp bana vermişti. Çocuk yüreği tertemiz. Üzerine ne düşse izi kalıyor. 🌹
Gizemli okur
Gizemli okur
işte hepimizin yapması gereken, önemli olan sizin yaptığınız gibi o çocuğu öyle kabul etmek ve resim yeteneği üzerine gitmesini sağlamak. Belki de siz ve sizin gibi öğretmenleri sayesinde geleceğin ünlü ressamlarından birisi olacak. Keşke herkes en iyi yapabildiği işi yapsa 🥲 (Bu arada aklıma şöyle bir şey geldi; Belki de hareketli olan o değildir, bizler yavaşızdır. Kim bilir...)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.