Yorum

Ebru isimli okurun asıl gönderisini gör
Vatanı kurgu olarak görür ona sahip çıkmazsan Suriyeli ve Afganların durumuna düşersin. Allah'tan sizin gibi düşünenler pek olmadığı için huzur içinde yaşadığımız bir vatanımız var.
Kadın cinayetlerinde, çocuk istismarında, hayvanlara işkence ve zulümde Avrupa birincisi, gelir eşitsizliğinde, temel hak ve özgürlüklerin yetersizliğinde, kalitesiz eğitimde, yüksek enflasyonda dünya da en üst basamaklarda, can güvenliğinin yetersiz olduğu, yasalara güvenin olmadığı, terör sorunun, laiklik sorunun, mülteci sorunun, ekonomik sorunun olduğu, fırsatını bulsa genç nüfusun ülkesini terk edeceği yaşadığın vatanda sen harbiden huzurlu musun?
Blau und Märchen
Blau und Märchen
baştaki istatistiklerinizin kaynağı mabadınız herhalde.
Blau und Märchen
Blau und Märchen
bazıları gibi diğer devletlerin altında sömürge devleti olmadığımız için evet huzurluyuz saydığınız olumsuz özelliklerin olmadığı bir ülke sizin tabirinizle vatan var mıdır? Bu olumsuzlukları savunuyor değilim ama toplum düzeyi ve toplumun eşitsizliği bu olumsuzluklara neden oluyor tarihten bugüne kadar geldiğimizde medeniyet denilen Avrupa'da ki yaşanan olaylara neden gözünüzü kapatıyorsunuz, görmüyorsunuz? Dediğim gib bozulan toplum düzeyi insanları bu tip kötü şeylere itiyor bu her devrin sorunu olagelmekte ya da her ülkenin.
Blau und Märchen
Blau und Märchen
bu olumsuzluklar bir vatan varsa giderilebilir. Vatanı olmayanların bu saydıklarınızla alakalı bir sorunu yoktur çünkü bu haklardan bahsetmek için önce onların uygulanacağı bir vatan olması gerekir.
Tuğrul Çetin
Tuğrul Çetin
Egemen sınıf, yönetimi altında olan halkları kontrol etmek ve sömürünün devamı için iki şeye mutlak anlamda ihtiyaç duyar: Din ve Milliyetçilik... bu iki kavram, muktedirler tarafından, devletin devamını sağlamak ve otoritesine boyun eğdirmek için sürekli olarak halka pompalanır. Devlete, dini unsurlara dayanarak kutsaliyet atfedilir. Böylece bu iki kavramı içselleştiren halk, artık arkaplanda egemen sınıfın çıkarlarını sözde devletin çıkarlarını korumak için her şeyi yapacak duruma gelir. Vatan, toprak, bayrak, devlet, din.... hepsi koskoca bir yalandır...
Blau und Märchen
Blau und Märchen
Belli bir noktada size katılıyorum. Ancak egemen toplumların kurulmasıyla ve bu devlet adı altında birleştiğinde artık bireysellik söz konusu olmaktan çıkmıştır. Eski mitolojik anlatılara baktığımız zaman bireysellik ön planda idi örneğin bir kurtarıcının gelip halkı bir canavardan kurtarması gibi sonra ki devirlere baktığımız zaman günümüze kadar toplumlar artık bir şeylerin bireysel olarak çözülemeyeceğini anlamış ve devlet otoritesi, sancak, millet, vatan gibi kavramlar ortaya atılmıştır. Bu insanların doğal olarak bir çözüm yolu veya kaçış yolu olarak önümüze sunulmuştur. Ama bunlar beraberinde çeşitli sorunları da getirmiştir. (Bizim tartıştığımız konular vs.) Demem o ki size katılıyorum ancak insanların kendini ifade edebilmesi bu devirlerde ancak toplumlarla gerçekleşir toplumlar da devleti ve milleti oluşturuyor. Yani bu bizim için kaçınılmaz bir gerçek. Eski Yunan yaşayışlarına baktığımızda ne kadar evrildiğimizi görebiliriz. Dediğim gibi bu kaçınılmaz ya da çözümü bence olmayacak bir gerçek. Sürüden biri olmak kimse istemez ama sürüye ayak uydurmayanı maalesef kurt kapıyor. :(
Blau und Märchen
Blau und Märchen
bu saçmalıklarınızı yazabilmeniz için gereken teknolojik gelişmelerin tamamı milletlerin mücadelesi neticesinde ortaya çıkmıştır. Taş devrinde herkes sizin kafada olsaydı şuan hâlâ taşı taşa sürtüp ateş yakmaya çalışır olurduk. İnsanlığın binlerce yıllık kan ve gözyaşı üzerine kurulmuş olan konforlu alanlarınızda kendinizce felsefe yaptığınızı düşünüyorsunuz.
Muhammet BÜLBÜL
Muhammet BÜLBÜL
Önce şu kısmı bir düzeltelim: konumuzla alaksı olmayan bir örnek üzerinden gittiniz ama verdiğiniz bilgi de yanlıs. Teknolojik gelismelerin tamamı milletlerin mücadelesi neticisinde ortaya cıkmıştır, yargısı yanlıstır. Evet savaslar tekonolojinin hızlanmasinda itekleyici bir güçtür ama temel nedeni degildir. Yani Edison ampulü savaslarda kullanilsin diye icat etmedi ya da röntgen makinesi, savaşlarda kulkanilmasi için üretilmedi. Bilgisayar, daktilo, telefon...1. Ya da 2. Dunya savaşi sırasında ortaya çikmadı. Insanın merak duygusu, doğayı tanıma ve çözme isteği ve anlam arayısıdır bunun temel sebeplerinden biri... Ayrica günümüz dünyasınsa yaşamak, taş devrinde yaşamaktan daha huzurlu ve mutluluk vericimidir? Bu tartısmaya açik... Belki de taş devrinde kalsaydık daha mutlu olurduk,bunu bilemeyiz.
Tuğrul Çetin
Tuğrul Çetin
Sözlerimden benim bir anarşist ya da bir komünist olduğum çıkmasın. Ben her zaman seküler bir toplumun gerekliliginden yanayım. Ben devletin varlığinı yadsımıyorum, benim derdim; devleti mutlak otorite, eleştirilmez mukkaddes bir değer, her seyin üzerinde bir güç olarak görülmemesi gerektiğini anlatmak... Vatan, toprak bayrak vs. gibi bizim oluşturduğumuz degerler insan hayatından daha kiymetli olmamalı. Neden vatan için ölmem gerekiyor? Ben, yaşadığım ülkede bir takım haklara sahip bir vatandaşıyım o kadar. Pkk terör örgütü, anadolunun köyünden bir garibanın zor bela büyütüp yetiştirdiği oğlunu asker iken öldürecek, sonra vatan sağolsun.... Hicbir sey insan hayatından daha kıymetli değildir ve uğruna ölecek hiçbir şey yoktur.
Blau und Märchen
Blau und Märchen
düşünceleriniz ne düşündüğününüz beni ilgilendirmez. Ama düşünceniz yanlış. Biz 21. Yüzyılda yaşıyoruz bu yüzyılın gerektirdiği şeyleri yapmak zorundayız. Basit bir örnek verdiniz pkk terör örgütü. Madem bir şeyler için savaşmak, ölmek saçma o zaman bu örgütü kim durduracak? Ya da tarihte Çanakkale savaşında işgallerin karşısında kim duracaktı? Sizin bakış açınızla baktığımız zaman ülkelerin savunma sanayisine harcadıkları para saçma evet kimse savunmaya para harcamak istemez ama ülkeler zorundalar bunu yapmazlarsa caydırıcı önemler alınmazsa insanın bu her zaman fazlasını almak düşüncesi dünyayı cehennem yapardı dünya zaten şuan bir cehennem ama en azından yaşanabilecek bir kaç yani var bu da içinde yaşadığımız ülke ve sınırları ile ilgili .
Tuğrul Çetin
Tuğrul Çetin
Kardeş, sen benim söylediklerimi hiç anlamamışsın. Ne düşündüğüm seni ilgilendirmiyorsa o halde ne diye benimle tartışıp, düşüncelerimin yanlış olduğu yargısında bulunuyorsun. Hasta mısiniz siz kardeşim. Konuyu gereksiz laflarla saçma sapan yere getirdin. Neyse artık ne anladiysan o, başka bir şey yazmam
Blau und Märchen
Blau und Märchen
Anlayıp anlamadığımın bir önemi yok. Bana göre yanlıştır size dogrudur. Ütopyanızda krallıklar kurmanız dileğiyle hoşçakalın.
Blau und Märchen
Blau und Märchen
işe direkt Edison'dan başlarsan bu şekilde düşünürsün. İnsanlar ışığı kullanma ihtiyacını ilk ne zaman duydu? Mağaraya çizdiği resimleri seyretmek için mi yoksa kendini düşmandan ve yırtıcı hayvanlardan korumak için mi?
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.