Yorum

Altay isimli okurun asıl gönderisini gör
Eylül ayı: gökyüzünün maviliğini gizleyen kurşuni kül rengi bulutlar, yağmurlar, ağaçlardan bi rüzgâr esintisiyle bir bir kendini boşluğa bırakan, biriken yapraklar ve daha nicesi… Gidenler, kalanlar… Ama her eylülün ilkinde bir umut kırıntısı… Belki de yağmurlardan ve yapraklardan dökülenler birer solmuş birikinti değildir de elde kalan umut kırıntılarıdır.
Solmuş; ait olduğu , hayat bulduğu yeri terkedip, kendisini yutup yok edecek bir yere teslim eden, bakıldığında her şeyin bir sonu olduğunu hatırlatan, dökülmüş yapraklardan umut kırıntısı aramak mahkumu idama götürüleceği gün kapıyı açıp mahkumun kolundan tutan celladı mahkumun kendinden sanması gibi bir şey gibi geliyor bana. Cellat seni sona götürüyor ama sen cellada seni karanlık zindandan çıkardığı için minnettar gözlerle bakıyorsun…
Altay
Altay
sona yaklaşırken çıktığın zindandan (kimin çıkardığının bir önemi olmadan) gökyüzüne bakıp bir eylül ayının gri bulutlarını görüp belki de son anında maviliği göreceğine inanmazsan kaldığın her yer zindan, seninle her yere gelen kendin de senin celladın olur.
@AltayEmsal sonu sonuma çıkan yolları güzellemek kendimi kandırmak olur. Ben kendimi kandırmayı da her şeye iyi tarafından bakmayı da 20 yaşımda bıraktım. Artık hayatın acı gerçekleriyle göz göze yaşıyorum. Belki de bu yüzden bu olmamışlık, yarım kalmışlık hissi
Altay
Altay
umarım hayat her zaman olamasa da kalbine, ruhuna güzel gelecek şeyler çıkarır karşına ve sen bu güzelliklerle bir şeyleri oldurur, yarım kalmışlık hissini bir nebze de olsa geride bırakırsın :)
@AltayEmsal hayat insanın karşısına ne çıkarır bilmiyoruz. Merak etmeyi unut etmeyi de bıraktık açıkçası
Altay
Altay
“Hiçbir şeye inanmayan aklımızla biz nasıl yaşardık kayıp cennetlerimiz olmasa?” diye bir söz geçiyor Şükrü Erbaş’ın bir şiirinde. İnsanın mutlaka derinlerinde, farkında olmadan, yaşamayı beklediği kayıp cennetleri vardır. Bazen sadece sen bıraktım sanarsın. Ve bilirsin ki biz bazen “sanmayı” inanmak zannederiz.
@AltayEmsal ne güzel tabir ettin; “kayıp cennet”… Çok aradım biliyor musun? Ve her buldum sandığım vakitte biraz daha kaybetmişim. Ya hiç bulamayacağımız yerlerde kaldı, üstü örtüldü o cennetin ya da alıp götürdü bi da geri gelmemek üzere gidenler
Altay
Altay
Bulamayacağın bir yerde ise aramaya devam etmekten başka çare kalmıyor fakat eğer gidenlerdeyse, sen de gidenlerden kalan izlerde arayacaksın yeni “kayıp cenneti”. İzlerinden bir yerde saklı bir cennet bulacaksındır.
@AltayEmsal Aramayı da bıraktım gidenlerin ardından bıraktığı izleri sürmeyi de. Gideceğim güne gün saymaktan başka bir şey yaptığım yok. Ve sayılı günler kaldı hissediyorum…
Altay
Altay
umarım bu hisler gitmekten ziyade senin ve senden kalan duygu kırıntılarınla karşılaşmaya yönelik hislerdir. Seni anlıyorum, öylesine değil, gerçekten…
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.