Yorum

Semih Kirenci isimli okurun asıl gönderisini gör
Ne kadar insan derin düşünceye sahip? Derin düşünce unsurları yaşamın ne kadarında var? Bütün derin düşünce unsurlarından kasıt en ufak bir zerreyse eğer o zaman derin olmayan düşünce unsurlarının da yaşamdan sürülmesi ölümcül bir son getirmez mi? Belki tüm fark bunun hiperaktif olup olmayacağıyla ilgilidir. Öyle ya da böyle eğer derin düşünce unsurlarındaysa marifet etraf hiperaktif ölümden geçilmezdi.
Çok az insan derin düşünceye sahip, nietzsche’ci tabirle ‘sürü insanı’ buradan gelir. İnsan bir kargaşanın hengamenin içinde bir piyondur, oradan oraya savrulur, salt olarak eyleme geçmeyi düşünür, eylemin niteliği veya niçin olduğu değil sadece eylemin kendisi önemlidir.” Animal laborans olarak yaşamına devam eder, çünkü derin düşünmenin getirdiği hakikat kendisini mutlu etmeyebilir, haz peşinde koşmakta bunun için önemlidir, çünkü derin düşünmeye fırsat vermez.
Semih KirenciSemih Kirenci Çok insan derin düşünceye sahip kısmını tam olarak anlayamadım. Sahip mi yazmak istediniz sahip değil mi? Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla derin düşüncenin sürüldüğünü ifade ediyorsunuz. Nietzsche'ye katılarak. Doğru mu anladım?
EdinburghEdinburgh Çok az olarak güncelleyelim. Nietzsche yaşadığı dönem için bile düşünen insanların çok çok az olduğunu belirtmiştir. Zamanının dörtte üçünü kendine ayıramayan insanı ‘köle’ olarak niteler. Örneğin bir memur, doktor onun için köledir, düşünmeye vakti yoktur, bir rutin insanıdır. Yavaşlamak aslında, yaşamı kaçırmamanın kendisi, hızlandığımızda fazla yaşamıyor insan, bir filmi 2x de izlemek gibi, sadece tüketiyor, anlamıyor, anlam yüklemiyor. Bir manzaraya ulaştığında fotoğrafını çekip geri dönüyor, uzun uzun manzaraya baktığında anlam yükler aslında, yaşamak için yaşıyor, bir kavgası yok, animal laborant artık, insan değil.
Semih KirenciSemih Kirenci Tamam o zaman doğru anlamışım siz bana derin düşüncenin insanların büyük kısmında olmadığını söylüyorsunuz. Öyleyse bu büyük çoğunluğun paylaştığınız alıntıdaki ölümcül bir sonla karşı karşıya olduğunu mu düşünüyorsunuz? Tabi Nietzsche'yi ele alırken başlı başına başka konuları da ele almak lazım. Benim sorum alıntı ve sizin düşünceleriniz üstüne.
EdinburghEdinburgh Yazar burada ‘bütün’ derken, tamamen yozlaşmış, haz odaklı, sadece çalışan ve tüketen robottan bahsediyor, animal laborant. Yani gün içinde hepimiz bazı anlarda derin düşünceye dalıyoruz, kendimize bir alan açıyoruz ama gitgide insanlar düşünmekten kaçıp, endüstri toplumunun yarattığı animal laboranta dönüşüyorlar. ‘Çok fazla düşünme’ ‘Çok kafaya takma’ ‘Fazla kafa patlatıyorsun’ bu düşüncelerin arkasında yatan şey düşünmenin zararlı olduğu, yazarın dediği gibi bu çığ haline gelirse artık biz düşünen insan bulamadığımız vakit bu insanlığın sonu olacak. Birileri ölmüş, boş ver ölsün, ormanlar yok olmuş, boşver sana mı kaldı dünyayı kurtarmak? Aslında bu kalıpların dilimize yerleşmesi de bir nevi duyarsızlaştığımızın kanıtı evet sorunuza gelecek olursak bu kaçınılmaz bir felakettir.
Tamam, soruma cevap aldım. Siz derin düşüncenin tamamen yok olmadığını düşünüyorsunuz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.