Bid'at ehlisiniz sizler,ve bizler sizlerden beriyiz.
Vallahi istediğiniz kadar vahhabi diyin umrumuzda değil. Biz Selefin Salihin menhecini takip ediyoruz,elhamdülillah bu yolda olanlara.
Bu yolda olanlara iftiralar atılmış,hor görülmüşler,zindanlara atılmışlardır.Bizler bu imtihanlara tâbi olduğumuz için hamdolsun.O kutlu insanların yolu ne güzeldir.
Lakin bidatçıların kalpleri ve zihinleri mühürlü.
Allah Resûlu ve sahabelerin,tabiin'in, tebe tabiin'in bunları yağtığına dair delilini getirin.
Biz uyarıp cehennem ateşinden sizi kurtarmak isteyip bid'atleri anlatınca Vahhabi oluyoruz.
İki kelam bilen fetva /reddiye veriyor gülünç bu.
“Dinlerinin bir bölümüne inanıp bir bölümüne inan mayan, onu parça parça edenler, bölük bölük olanlar la senin hiç bir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Allah dünyada yaptıklarını onlara âhirette soracaktır.” (Enam Sûresi: 159).
Bu âyeti-i kerimenin anlamını açıklarken Resûlullah Efendimiz şöyle buyurdu:
— Bir kimsenin günahı olursa, ona tevbe etmek düşer. Fakat bid’at sahihleri için tevbe yoktur. Ben onlardan bizârım. Onlar benden bizârdır.
Yoldan saptıran en şerli şeyler, dinde sonradan çıkartılan şeylerdir. (Din adına başlı başına bir ibadet olması amacıyla) dinde sonradan çıkartılan her şey bid’attir. Her bid’at sapkınlıktır. Ve hiç şüphesiz ki, her sapkınlık azaba mustehaktır.