Yorum

Hilal isimli okurun asıl gönderisini gör
Bid'at ehlisiniz sizler,ve bizler sizlerden beriyiz. Vallahi istediğiniz kadar vahhabi diyin umrumuzda değil. Biz Selefin Salihin menhecini takip ediyoruz,elhamdülillah bu yolda olanlara. Bu yolda olanlara iftiralar atılmış,hor görülmüşler,zindanlara atılmışlardır.Bizler bu imtihanlara tâbi olduğumuz için hamdolsun.O kutlu insanların yolu ne güzeldir. Lakin bidatçıların kalpleri ve zihinleri mühürlü. Allah Resûlu ve sahabelerin,tabiin'in, tebe tabiin'in bunları yağtığına dair delilini getirin. Biz uyarıp cehennem ateşinden sizi kurtarmak isteyip bid'atleri anlatınca Vahhabi oluyoruz. İki kelam bilen fetva /reddiye veriyor gülünç bu. “Dinlerinin bir bölümüne inanıp bir bölümüne inan­ mayan, onu parça parça edenler, bölük bölük olanlar­ la senin hiç bir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Allah dünyada yaptıklarını onlara âhirette soracaktır.” (Enam Sûresi: 159). Bu âyeti-i kerimenin anlamını açıklarken Resûlullah Efendimiz şöyle buyurdu: — Bir kimsenin günahı olursa, ona tevbe etmek dü­şer. Fakat bid’at sahihleri için tevbe yoktur. Ben onlar­dan bizârım. Onlar benden bizârdır. Yoldan saptıran en şerli şeyler, dinde sonradan çıkartılan şeylerdir. (Din adına başlı başına bir ibadet olması amacıyla) dinde sonradan çıkartılan her şey bid’attir. Her bid’at sapkınlıktır. Ve hiç şüphesiz ki, her sapkınlık azaba mustehaktır.
Hêvî
Hêvî
Bir ekleme de biz yapalım. Bu yöndeki rivayetlerin sahihlikleri konusuna girmeden, "Bidat sahibine tevbe yoktur" türündeki rivayetlerde kastedilenin; "Bidat sahibi, kendisini doğru yolda zannettiği için tevbe ihtiyacı hissetmez ve sonu hüsrandır" gibi olduğunu okuyanlara hatırlatmış olalım. Bidatlar konusunda uyarılanlar ve din ya da insanlıkta kardeşlerimiz umutsuzluğa düşmesinler. Çünkü samimi tevbe ile affedilmeyecek günah olmadığını biliyoruz (Örn. Nisa 48, 116, Zümer 53...).
Patakute
Patakute
Allâh razı olsun hocam.
Hêvî
Hêvî
Amin, tüm müminlerden.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.