Yorum

Melda isimli okurun asıl gönderisini gör
“Gerçekle yüzleşmek, çoğu zaman inşa ettiğimiz hayalî düzenleri yıkmak anlamına gelir. İnsan, çoğunlukla hakikatten değil, inandığı yalandan beslenmeyi seçer. Çünkü hakikat çıplaktır; soğuktur, sorumluluk yükler. Oysa sistemler, insana ait olma hissi sunar, sorgulamayı değil, itaat etmeyi ödüllendirir.”
Peki, hakikati bilip de ona rağmen yalanı seçmek… Bu daha mı insanca, yoksa daha mı korkakça?
Melda
Melda
Hakikati bilip de yalanı seçmek, insanca olduğu kadar korkakçadır da çünkü bu seçim, hem insanın zayıflığını hem de kendini koruma içgüdüsünü aynı anda gösterir.
Yunus dostdoğru
Yunus dostdoğru
İnsan hem kendinden kaçıyor hem de kendini koruyor.
Melda
Melda
öyle ama Bazı durumlarda, hakikati bilip yalan söylemek, anlık fayda sağlamak için mantıklı olabilir. Örneğin, başkalarının duygularını korumak amacıyla beyaz yalanlar söylenebilir. Ancak bu durum, uzun vadede büyük bir sorun yaratabilir, çünkü güven temelinde sarsılmalara yol açar. Kısa vadeli rahatlık, uzun vadeli güven kaybıyla sonuçlanabilir. Ve içsel çatışma suçluluk hissine de yol açar.
Yunus dostdoğru
Yunus dostdoğru
Çok doğru bir noktaya değinmişsin. Bazı anlarda yalan söylemek ‘iyi niyetli’ bir çözüm gibi görünse de, zamanla hem karşılıklı güveni zedeler hem de insanın kendi iç huzurunu bozar. Gerçek bazen acıtır ama uzun vadede ilişkileri daha sağlam temellere oturtur. Beyaz yalanların da bir sınırı olmalı belki; yoksa en masum görünenler bile insanın kendine yabancılaşmasına neden olabilir.
Melda
Melda
"Bence 'beyaz yalan' ya da 'pembe yalan' gibi kavramlar, aslında kendi acizliğimizin ve korkaklığımızın uydurduğu savunmalardır. Yalanın büyüğü küçüğü olmaz; gerçek, hangi renkle boyarsan boya, hala gerçektir. Biz bazen hakikati bu yalanların ardına saklamaya çalışırız. Ama unuttuğumuz bir şey var: Gerçek, er ya da geç ortaya çıkar. Ve o zaman, sakladığımız şey sadece bir gerçek değil, onunla birlikte büyüyen bir sorun olur."
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.