Yorum

Arda isimli okurun asıl gönderisini gör
Felsefi tercih dini yakinliktan bağımsızdır.Aristoteles’i reddetmedi. Farabi Aristoteles’i mantık ve bilimsel yöntem açısından benimsemişti. Eğer seçim dini yakınlığa dayansaydı, Aristoteles’in mantıksal eserlerini de reddetmesi gerekirdi oysa mantığı geliştirmek için kullanmıştır.
Felsefi tercih dini yakınlıktan bağımsızdır demek ne kadar doğru olur bilmiyorum, zira hedonist bir kişinin ne kadar İslam'ı benimseyebileceği gibi enteresan durumlar ortaya çıkar böyle bir durumda. Farabi'nin Aristoteles'i benimsemesi de pek doğru değil, zira Farabî döneminde Aristoteles'e addedilen bazı kaynakların günümüzde yine Platon'a ait olduğunu biliyoruz. Hatta muhtemelen bu nedenden ötürü kendisinin "Platon ve Aristoteles aynı şeyden bahsediyor" temalı bir yazısının yarıda kaldığını da biliyoruz. Tabii ki günün sonunda mantıklı olan mantıklıdır ve kullanılabilir, ama Aristoteles'in Politika'sı Hristiyanlık gibi kutsal metinlerinde yönetime pek değinmeyen bir dine daha uygun ve demokrasiye daha yakın yollar öneren bir kaynak. Farabî'nin yaptığı şey reddedişten ziyade bir tercih ve yakınsama durumu bu noktada. Günün sonunda Politika'dan ziyade Devlet ve Yasalar'a daha çok yakın olduğu da kuşku götürmez bir gerçek.
@JFry çok güzel açıkladınız hocam sağolun lakin kafama yatmayan şey dinden bağımsız olamayabilir demeniz felsefe temelde akıl, mantık ve sorgulamaya dayanmaz mı ,din ise inanç ve vahiy temellidir. Bir düşünür dini bir çerçeve içinde yaşayabilir, ama felsefenin kendisi dinden bağımsız bir alan olarak vardır yani felsefi sorunları doğruyu yanlıştan ayırmayı veya ideal toplumu tartışmayı dini dogmalara bağlı kalmadan da ele almaliyiz diye biliyordum
MürekkepKokuluKız
MürekkepKokuluKız
Buradaki temel mantık esasen günümüz felsefesinin bakış açısı ile Ortaçağ felsefesinin bakış açısı arasındaki fark yüzünden değişiyor. Ortaçağ felsefesinde dini inançları felsefe ile bütünleştirme yaklaşımı (Farabî ve Thomas d'Aquino gibi) hakimken bizim çağımızda bu ikisini birbirinden ayrık kategoriler olarak ele almanın daha makul olduğu görüşü hakim. Farabî'nin yaklaşımı da birleştirici olduğu için Platon felsefesini ve İslam dinini harmanlayarak insanları mutlu olmaya yöneltecek şeriata dayalı felsefi ve idari bir yapı kuruyor. Şu anki görüşünüze ben de katılıyorum ama o zamanın şartları daha çok birleştirici bir bakış açısına sahip. "Felsefi olarak mantıklı bulunan şeyler, inançla kutsallık kazanmış kavramlardan neden ayrı olsun ki?" bakış açısıyla dini felsefeye ve felsefeyi dine harmanlama girişimleri mevcut.
@JFry Yani felsefe o dönemde dinden bağımsız olmasa da, bu etkileşim felsefeyi değersiz kılmıyor aksine felsefi akıl yürütmenin dini çerçevede nasıl işlendiğini gösterir. Açıkladığınız için sağolun 🙏🏻
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.