Yazarı olarak ve burada yaşanan süreçten üzgün olan biri olarak yazmak istedim. Öncelikle… Kitap tecavüzü meşrulaştırmıyor, bunu anlatmak ve açıklamak istiyorum… aksine bunun verdiği zararı anlatıyor. Kitap gerçek hatatan esinlenmedir, 2000 yılların başında Samsung E250 kızaklı ve tuşlu telefondan iş dönüşü serviste yazılan bir eserdir, sanıldığı gibi WATTPAD kitabı falan değildir. (Hep söylediğim gibi gerçek hayat olmasaydı asla sonunu mutlu sonla bitirmezdim, bunu okurlarım bilir) İlk baskısı 20 yaşımın heyecanı ile yazılırken bile asla kadına ve kimliğine saygısızlık yapılmamıştır. Bir okur olarak beğenip beğenmemek sizin güzel kalbinizin ve algınızın işidir, herkes her şeyi beğenecek diye bir şey yoktur ancak üslup ve emeğe saygı her zaman önemlidir, fakat buna da müdahale edemeyiz bu da yazarın ve yorumlayanın aldığı terbiye ve insanlığı ile alakalıdır… özellikle de herkes her şeyi sevecek diye bir şey yoktur, ancak rezive edilmiş hali şu andaki aldığım yetkinlikle bir terapi kitabı kadar dolu doludur ve kişisel gelişim romanı olarak revize edilip 2024 HATA bana sevmeyi anlat olarak tekrar basılmıştır. Dilek Hanım sizi tanımam Şahsi bir sorunum olması imkansız dilerim ki aynı durum sizin içinde geçerlidir… ben insanları kaybetmek değil kazanmak gerektiğine inan biriydim ancak son zamanlarda yaşanan bencillikler inancımı zedeledi… Burada yazmamın sebebi okur kitleme benim “güzel yorumlarınızı da görmek isterim) dediğim için heyecanla savunmak için yazması, ancak hem süreç yanlış işlemiş hem de rencide edici bir hale gelmiş… gerek yazar kitlemin savunma dürtüsüyle gelmesi gerek yorumcunun kızgınlığından dolayı onları alt etmek için verdiği çaba… okuyan insanalara yakışmayan bir tablo gerçekleşmiş… lütfen iki taraf için de ricam Okuyan zaten az kadın var, okuyan okuma gönüllüsü olacak kimseyi sözleriyle kırmasın, küstürmesin… ☺️ Özelden de rica ettim görüşmedi… belki ön yargınızı değiştir dilerseniz size revize olan Hata kitabını imzalı olarak göndereyim, yenilenmiş hali ile okuyun istemezseniz ise de sizden ricam sürecin uzamaması… kırk kitap yazdım 15 ders kitabı yazdım okullarda derse açıldı, hiçbir zaman kitap üstünden ego yapmadım çünkü benim için eline kitap alan her insan değerlidir… Saygılar MÜJDE AKLANOĞLU