Yorum

Sema isimli okurun asıl gönderisini gör
Açık giyinmek, çoğu zaman dikkat çekmekten çok kişinin bedenini sahiplenmesiyle , çoğu insanın kendini özgür ve güçlü hissettiği bir ifade biçimidir. Açık giyinmek, psikolojik olarak kişinin kendini olduğu gibi kabul etmesi, bedenine karşı utanmaması ve kendini ifade etme isteğinin bir biçimi olarak düşünüyorum ben. Bu, bir çeşit kendine saygı ve özgürlük duygusudur; ‘Ben buyum ve bunu gizlemiyorum’ demektir. Bazıları için bedenini saklamak bir güvenlik duygusu yaratırken, bazıları için bedenini göstermek tam tersine bir güç ve kendini var etme yoludur.toplumun baskılarına rağmen öz benliklerini sergileme cesareti gösterebilirler Bazıları için de bam başka anlamlar taşır Tasarım okuyan biri olarak da şunu söyleyebilirim Giyim sadece örtünmekle ilgili değildir; kimliğin, duyguların, hatta protestonun bir ifadesidir. Kimi insanlar kumaşla, kimi teniyle ifade eder kendini. Moda tarihi daima bedeni keşfetmekle, sınırları zorlamakla ilerlemiştir. Bu bir yozlaşma değil, bir ifade biçimidir diye düşünüyorum. Kimin nasıl giyindiği değil, o giyimi nasıl taşıdığıdır asıl mesele." İnsan bazen rengini, bazen tarzını, bazen de tenini göstererek konuşur. Bu tercih, karakter ya da ahlak göstergesi değildir Kimi kadınlar cesur, kimi sade tercihler yapar ama bu onları değersiz ya da dikkatsiz yapmaz. Aşk da, saygı da dış görünüşle değil, zihinle ve kalple kurulur
Elllle.WElllle.W Teşekkür ederim. Ama bana hala mantıklı gelmiyor ben hala anlayamadım hemcinslerimin açık giyinmekten neden zevk aldığını ve bunu neden bu kadar yaygın olduğunu çünkü erkekler kendi bedenini gösterme derdine düşmüyor mesela. Sanırım bu biraz özgüven problemi bence. Mesela benim kız kardeşimle çok açık giyiniyor Makyajsız dışarı çıkamıyor. Kendimi bu şekilde gösteriyorum kendimi beğenmiyorum özgüven problemim var diyor açıkca söylüyor. Oysa ki asil ailelerin kadınlarına baktığımızda bedenlerini cinsiyetlerini ortaya koyacak şekilde giyinmediklerini görüyoruz. Çünkü onlar asil soyları ile öne çıkıyorlar cinsiyetleri ile vücutlarıyla değil Aslında mesele gayet açıkmış galiba Kendini gösterme çabası Çünkü elinde başka kendisine öne çıkaracak gösterecek bir şey yok. İşin tuhaf yanı bize baktılar şöyle dediler böyle dediler diye rahatsız oluyorlar . Necip Fazıl kısa kürek şöyle demiş Çıplaklık medeniyetse hayvanlar bizden daha medeni. Çıplaklıktan her zaman nettim ettim. Umarım İnşallah her zaman da nefret edeceğim. Çünkü bana göre bu bir zayıfliktir acizliktir. Güçlü bir kadın akıllı bir kadın cinsiyetini öne çıkaracak sekilde giyinmez bence. Dışarı çıktığında herkes onun vücuduna odaklanıyorsa ben o kişinin aciz olduğunu düşünüyorum demek ki kendini ortaya çıkaracak başka bir şeyi yok mesela kişiliği başarısi duruşu Ben bir kadın olarak kalça görmekten m.me görmekten usandım tiksindim. Artık gerçekten midem bulanıyor. Gerçekten güzel olduklarını düşünüyorlarsa yaniliyorlar. Her zaman çıplaklığa karşı olacağım umarım ya da inşallah. Asra ayak uyduramıyorum uydurmak da istemiyorum çünkü mantığımla uyuşmuyor. Mantıklı düşünuğumde beynimi kullandığımda bana çok saçma geliyor çıplaklık sevgisi ve bu kadar yayginlasmasi aklı başına kadın dışarı çıktığında cinsel bir obje gibi kendini ortaya atmaz. Benim gibi düşünen nadir insanalr var ama maalesef denk gelemiyoruz Bu hastalıkli asırda fikirsel olarak yalnız olmanın verdiği gururu taşıyorum. Yaratıcıya bunun için çok teşekkür ediyorum.
SemaSema diğer insanlar neden size böyle dert oluyor acaba
Bu yorum görüntülenemiyor
@Burncn kadın budur
SemaSema Herkesin çevresine, topluma ve çağın getirdiği değişimlere karşı farklı bir bakış açısı geliştirmesi son derece doğaldır. Senin durduğun yerin, belli bir ahlaki, estetik ve zihinsel düzlemde şekillendiği belli. Bu da kişisel değerlerinin güçlü olduğuna işaret ediyor. Ama şunu bilmen gerekiyor ki İnsanların nasıl giyindikleri, nasıl göründükleri ya da kendilerini nasıl ifade ettikleri, her zaman zayıflığın ya da acizliğin bir yansıması değil. Kimileri için görünüş, sadece bir ifade biçimi Bu ifade şekli bazen estetik, bazen kültürel, bazen de tamamen kişisel tercihlere dayanır. Tıpkı senin "daha sade ve ölçülü giyinmeyi" tercih etmen gibi, başkalarının da kendi yollarını seçme özgürlüğü vardır. Ve bu özgürlük, her zaman bir başkaldırı ya da boşluk göstergesi değildir. Ve bana göre Asalet, sadece giyimde ya da dış görünüşte değil, aynı zamanda zihniyet, davranış ve nezakette de kendini gösterir daha açık giyinmesi, onu otomatik olarak değersiz ya da kişiliksiz yapmaz; aynı şekilde daha örtülü olmak da bir insanı otomatik olarak daha ahlaklı, daha derin ya da daha güçlü yapmaz. Gerçek güç; başkasını küçümsemeden, yargılamadan kendi yolunda yürüyebilmektir. Senin gibi düşünen insanların az olduğunu söylemişsin; bu da bir çeşit yalnızlık hissi yaratmış olabilir. Fakat unutma, düşünsel yalnızlık bazen kalabalıkların içinde kaybolmaktan çok daha değerli olabilir. Yine de kendimizi doğrularken başkalarını yanlışlamak, sağlıklı bir düşünce ortamı yaratmaz.
Kız kardeşin ile ilgili söylediğin şey onun kendi eksik gördüğü yanlarını makyaj ya da giyimle telafi etmeye çalışması, evet, bir özgüven meselesi olabilir. Ancak bu durumda onu yargılamak değil, belki daha derin bir anlayışla yanında olmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Çünkü insanlar, en çok anlaşılmadıkları yerde savunmaya geçerler Sana, inandığın değerlerde sebat etmeyi; ama aynı zamanda dünyayı da anlamaya çalışmayı öneririm. Çünkü bazen anlamaya çalışmak, kabullenmek anlamına gelmez sadece yargılamadan önce düşünmeye bir kapı aralar...
Bir kadın olarak, bunu söylemek istemem ama samimiyetle ifade etmem gerek: Kendi düşünce ve giyim tarzınızı "asalet" olarak tanımlayıp yüceltirken, farklı tercihlerde bulunan diğer kadınları — başta kendi kardeşinizi — küçümseyici ya da yargılayıcı bir dille anmak, ne yazık ki asil bir duruşla örtüşmüyor. Gerçek asalet; sadece dış görünüşte değil, sözde, bakışta ve başkalarına yaklaşımda da kendini gösterir. Bana göre asalet; başkasını kırmadan, farklı olanı ötekileştirmeden, kendi duruşunda kararlı olabilmektir.
SemaSema peçeli dolanan birine de sen açıksın. Kimin ölçü birimi doğru?
SemaSema hanımefendi düşüneceklerinizi şu saatten sonra değiştiremeyeceğimi çok iyi biliyorum. Bu artık sizde tamamen oturmuş ve değiştirilmesi imkansız çünkü karakteriniz olmuş. Düşünceleriniz bu devir için çok sığ, eğer orta çağda yaşasaydık büyük bir ihtimalle doğmadan olmüştünüz bir kadın olduğunuz için. Ya da cadı olduğunuzu düşünen “erkekler” sizi halkın önünde ıdam ettirmişti. Anlıyorum sizi aslında ama siz bir asil misiniz? Asil kanımı taşıyorsunuz? Ya da kadın düşmanı mısınız? Ya da siz olmaktan korktuğunuz kişilere kuyruk mu sallıyorsunuz? Ya da siz başka insanların düşüncelerine saygı duymayan tipte bir insan mısınız? Size şöyle söyleyeyim insanlara karşı daha kibar olduğunuzda daha çok anlaşılabileceğinizi biliyor muydunuz? Çünkü yukarıdaki yazdıklarınız, bazı insanlar tarafından çok fena eleştireceğinizi göze aldığınızı işaret eder. Kusura bakmayın ama sizin gibi düşünen insanlardan nefret ediyorum. Kadınlar el üzerinde tutulmayı ve sizin gibi düşünceleri olan insanlardan uzak durmayı hak ediyor. Ayrıca erkekler orasını burasını açabilecek gösterebilecek türden varlıklar değildir. Ha gösterse bile bunu normal karşılarsınız. Nasıl ileride kadınların açık giyinmesini normal karşılayacağınız gibi. Devir geri kafalı devri değil. Bir devletin himayesi altındayız ve devletin nasıl kurulduğunu açıklamamı veya hangi zihniyette kurulması gerektiğini anlatmak istemiyorum. Bilhassa biraz felsefe biliyorsanız. Size yaşantılarınızın bu düşünceye sebep olduğunu farkediyorum. Sizin alıntınızı da cevaplamıştım zaten isterseniz gidip okuyabilirsiniz. İnsanoğlu laf anlatmaktan yoruluyor. İyi günler.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.