Yorum

Kanunibeg isimli okurun asıl gönderisini gör
Cenab-ı Hak dahi "Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?" mealinde قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبّ۪ى لَوْلَا دُعَٓاؤُكُمْ ferman ediyor. Hem اُدْعُون۪ٓى اَسْتَجِبْ لَكُمْ emrediyor. Eğer desen: "Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umumîdir, her duaya cevab var ifade ediyor." Elcevab: Cevab vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevab vermek var; fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tâbi'dir. Sözler - 317
Ayette de belirtildiği üzere Rabbimiz her duayı kabul buyurmuyor. Ayetin öncesinde beltilen şartları yerine getirdikleri için duaları kabul buyuruluyor.
Kanunibeg
Kanunibeg
Meselâ: Hasta bir çocuk çağırır: "Yâ Hekim! Bana bak." Hekim: "Lebbeyk" der.. "Ne istersin?" cevab verir. Çocuk: "Şu ilâcı ver bana" der. Hekim ise; ya aynen istediğini verir, yahut onun maslahatına binaen ondan daha iyisini verir, yahut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez. İşte Cenab-ı Hak, Hakîm-i Mutlak hazır, nâzır olduğu için, abdin duasına cevab verir. Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzuruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir. Fakat insanın hevaperestane ve heveskârane tahakkümüyle değil, belki hikmet-i Rabbaniyenin iktizasıyla ya matlubunu veya daha evlâsını verir veya hiç vermez. Sözler - 317
Bedi siracussurc
Bedi siracussurc
İnsan istediği şeyden mahrum edildiğini sanırken aslında ya muhafaza ediliyor ya da sınanıyor .
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.