sevgili Uğur sesli kitapları bazen dinliyorum, oldukça keyifli oluyor.. radyo tiyatrosu veya bizim çocukluğumuzdaki arkası yarın'lara benziyor, bana eski bir dostummuş gibi geliyorlar. seslendirenler genellikle tiyatro oyuncuları olduğundan tonlama, diksiyon, vurgu, tempo bazen dinlediğim eserin bile önüne geçebiliyor, en azından kendi adıma bunu rahatlıkla söylerim, zira hızlı okuduğumdan mı, okumaya başlayınca kendimi kitaba aşırı kaptırdığımdan mı veya onlar gibi başarılı okuyamadığımdan mı bilmiyorum ama çoğunlukla dinlediklerimi kendi iç sesimden daha fazla beğeniyorum. bunun için özel bir uygulama indirmedim, youtube da bulduklarımdan dinlemiştim. bir de dil öğrenmeye başladığım sıralarda kulak dolgunluğu olsun diye yabancı bazı kitapları dinlemiştim. internette yabancı dilde sesli kitaplar için kütüphane bile var, belki ileride bizde de olur. sesli kitapların ayrı bir lezzeti var, zihninizdeki tiyatroyu izlemeye benziyor, yine de bence eser hakkında fikir verse bile kitabı okumuşum hissini vermiyor, bu yüzden dinlemek ayrı, okumanın yeri elbette ki apayrı... bazen okuduğum kitaplardan "biri bunu seslendirmeli" diye düşündüğüm de oldu, dinlediklerimden çok beğenerek kitabını bulup okuduğum da oldu. kısacası, öneririm, deneyin. hatta bir kitap seçip farklı zamanlarda hem okuyun hem de dinleyin, aynı eserden iki farklı tat alınabileceğini göreceksiniz, hem yakından fikriniz olur hem de karşılaştırma şansınız olur. keyifler olsun :)