Çok karmaşık bir mesele aslında. Nasıl kısaca anlatılır ki.
Madde 1- 90'larda internet olmadığı için bütün sevgi, muhabbet gibi işler real hayatta yaşanırdı. Seven varsa mektup, telefon veya yüz yüze olarak bunu söylerdi. Bu sayı yüksek rakamlara ulaşmazdı. İçten ve samimi olurdu genellikle.
Madde 1.1- günümüzde sosyal medyanın yayılması ile Türkiye'de yaşayan bir kadına çok fazla rakamda mesaj gelmektedir. Çoğu laf olsun diye yazılan ya da kadın olsun da bir kadınla konuşayım diyen bir zihniyet ile yazılmaktadır. Kadınlar bu durumun farkında olduğu için zaten yazan kişilerin %50'sini bu şekilde elemektedir. Kalan %50'sinde ise şu gerçekleşmektedir:
Madde 2- yine sosyal medya etkisi ile insanlar çok şaşalı şatafatlı hayatlar görmektedir. Fazla sevgi dolu, fazla ilgi, alakalı, fazla romantik hayatlar görmektedir. Bunu gören bir kadın kalan %50 içinde sanal mecrada gördüğü kaliteli insana benzeyen karakteri seçmektedir. Burada da büyük bir kısım elenmektedir. Çünkü niye, iyi bir seçim yapmak varken arasından niye kendini yoracak bir seçim yapsın.
Madde 3- işin erkek boyutuna gelecek olursak. Neden erkekler koşma meselesini bırakıp geri çekildi. (Kadınları genellememekle birlikte) bu kadar çok iltifat gören kadınlar, gerçekten aşık bir erkeği de seçemez oldular ve bı erkeğin umudu ve sevgisi sıfıra indi. Çabaya lüzum duyup kendini yormak istemedi.
Madde 4 internette komik bir video vardı. Adam diyor "kadın bir erkekten kötülük görmüş, bütün erkekler kötüdür diyor, ben evimde çay içiyorum benim ne suçum var) bu muamelede fazlaca erkek grubunu geri durmaya itmiştir. Çünkü erkek gözünde, kadın grubu nerede serseri varsa onu seçip üzülmeyi tercih eder ve erkek der ki neden ben uğraşayım. O iyiyi seçmeyecek.
Not: bu gönderide etkileşim sayısı artarsa bir kontrol ediniz. Deney gibi olsun. Mesajınız açıksa, mesaj sayısında 2 katı artış olacak.