Kamelyalı Kadın üzerine çok şey yazılmamış olması daha şaşırtıcı olurdu açıkçası. Ben okurken hikâyenin gidişinden ya da karakterlerin neyi yapıp yapmadığından çok, romanın gerçekçiliği ve o gerçek duyguların altında kalma hâlinden kaldım. O yüzden karakterleri sürekli yargılayıp “şöyle yapsaydı, böyle olsaydı” noktasına da çok takılmadım. Hayat gibi okudum. Kendime benzettim. Benim de yapamadığım, eksik kaldığım çok şey var; herkes gibi.
Elbette karakterler hakkında bir fikrim oluştu ama bu fikir oldukça gri bir yerde duruyor. Birkaç kelimeyle özetlemek benim için pek mümkün değil.
Düşüncelerinizi ve yorumunuzu paylaştığınız için teşekkür ederim😊🙏. En kıymetlisi de dediğiniz gibi, romanın atmosferine yeniden dönebilmek. Bu kitap ara ara hatırlanmalı. Kamelyalı Kadın’la ilgili bir alıntıya, bir incelemeye denk geldiğimde her zaman durup okumak isteyeceğim kitaplardan biri benim için.