- “Namaz kılmak, Kur’an okumak, tevbe etmek gibi ibadetler zaten dinin içinde varsa, bunları Kandil gecesinde yapmak nasıl bidat olabilir?”
- “Bu geceler insanları Allah’a yöneltiyorsa, onları camiye çekiyorsa, neden engelleniyor?”
- “Kur’an’ın kitap haline getirilmesi de bir yenilikti ama bu bidat sayılmadı.
İ
- Bidat, Kur’an ve Sünnet’te açıkça yer almayan ve din adına yapılan her yeniliktir.
- İbadetlerde zaman, şekil veya içerik açısından sonradan eklenen uygulamalar bidat sayılır.
- İyi niyetle yapılan bir şey bile, eğer dinin özüne sonradan eklenmişse, kabul edilmez.
- Kandil geceleri Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Sahabe döneminde özel olarak kutlanmamıştır.
- Bu gecelerde yapılan ibadetler (namaz, Kur’an, tevbe) özünde meşru olsa da, bu ibadetleri belirli bir geceye özel olarak bağlamak bidat sayılır.
- Çünkü bu, dinde olmayan bir zamanlamayı dine sokmak anlamına gelir.
Kur’an’ın Kitaplaştırılması Meselesi
- Kur’an’ın kitaplaştırılması, ibadet değil, koruma ve muhafaza amaçlı bir teknik düzenlemedir*i.
- Bu tür uygulamalar, dinin özüne müdahale etmediği için bidat sayılmaz.
- tevbe ediyor, Kur’an okuyor. Bu nasıl kötü olabilir?”
- İbadetlerin kendisi güzel olsa da, onları dinde olmayan bir zamanla özelleştirmek yanlıştır.
- İnsanları camiye çekmek amacıyla bile olsa, dinde olmayan bir uygulamayı teşvik etmek bidattir.
- İyi niyet, bidatı meşru kılmaz. Çünkü din, sadece iyi niyetle değil, delil ve sünnetle şekillenir
- Kandil gecelerinde yapılan ibadetler, o geceye özel olarak bağlandığı için bidattir.
- İbadetlerin zaman ve şekli, Kur’an ve Sünnet’e dayanmalı; sonradan belirlenmemelidir.
- İyi niyetle yapılan bir uygulama, eğer dinde yoksa, yine de reddedilir.