remle buldum gardaşlar.
"ادْرَءُوا الْحُدُودَ عَنِ الْمُسْلِمِينَ مَا اسْتَطَعْتُمْ فَإِنْ كَانَ لَهُ مَخْرَجٌ فَخَلُّوا سَبِيلَهُ فَإِنَّ الإِمَامَ أَنْ يُخْطِئَ فِي الْعَفْوِ خَيْرٌ مِنْ أَنْ يُخْطِئَ فِي الْعُقُوبَةِ"
📘Tirmizî, Hudûd, 2 (Hadis No: 1424).
İmam Tirmizî bu hadisi rivayet ettikten sonra, hadisin senedindeki bazı raviler nedeniyle (özellikle Muhammed b. Ebî Humeyd) hadisin "zayıf" olduğunu belirtmiştir.
Hadis seneden zayıf görülse de, taşıdığı anlam (merhametin cezaya önceliği) İslam hukukçuları tarafından "küllî bir kaide" (genel ilke) olarak kabul edilmiş ve "Şüphe durumunda had cezaları uygulanmaz" kuralının temelini oluşturmuştur.
*Bu hadisin bir benzeri Hz. Ömer ve Hz. Ali gibi sahabiler tarafından da bizzat uygulanmış ve "Kılıçları Müslümanların üzerinden elinizden geldiğince uzak tutun" şeklinde tavsiye edilmiştir.