Ben burda bu zulmü ve sömürüyü savunmuyorum ama tabiatın hiç de yumuşak ve duygusal olmadığını da biliyorum. Tarih boyunca her zaman güçlü zayıfı yutmuştur. Cengizhan'in cihan hakimi olduğu zaman dünya nüfusunun 100/11 i'nin Moğollar tarafından katledildiği söyleniyor, Sezar'ın kendisine karşı isyan eden toplulukların erkeklerini öldürtüp, kadınlarını seks kölesi yaptırdığı biliniyor ve tüm bunlar tabiat ana kanunlarında suç değil çünkü doğada yaşamak istiyorsan doğaya ayak uyduracak ve güçlü olacaksın, ahlak ise bir tercihtir. Ne kadarı doğru bilemem ama söylenene göre; Selahattin Eyyubi'nin Kudüs'u aldığı zaman bölgedeki Hıristiyanlar büyük telaşa kapılır çünkü Hıristiyanlar şehri aldığında birçok Müslüman'ı kılıçtan geçirmişti, Selahattin'in de aynı şeyi yapacağından korkuluyordu ama o katliamı tercih etmedi ama yapadabilirdi ( Cengiz ve Sezar gibi) ve kimse de buna itiraz edemezdi. Nietzsche de bunu savunur ama aynı Nietzsche bir at'a işkence edildiğini gördüğü vakit hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Sanırım bende Cengiz'in, Yavuz'un, Timur'un, ve Avrupalıların katlettiği insanların kesik başlarının bulunduğu bir ortamdan geçseydim hüngür hüngür ağlamaya başlardım. Dostoyevski'nin de dediği gibi;
"Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir."