Merhaba Aysima Ela, son vakitlerde kaleme aldığın o "yapayalnızlık" ve "keşke"lerin hüzünlü izlerini takip ettim. "O benim için mi yaratılmıştı?" diye sorarken aslında ruhunun diğer yarısını aradığını, mumun alevinde eriyen iki ruhun hikâyesini bizzat iliklerinde hissettiğini gördüm.
Senin bu zarif ama derin sessizliğini, duygularını bir nehir gibi içine akıtmanı en iyi Stefan Zweig’ın "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" adlı eseri anlayacaktır. Bir ömrü tek bir insanın gölgesinde, hiç fark edilmeden ama en derinden severek geçirmenin o sarsıcı hikâyesi, tam da senin gönlündeki "kara göl"e bir ay ışığı gibi vuracak. Bu satırlarda kendi ruhundan parçalar bulmanı ve o ebedî sessizliğin içinde kalbine dokunacak bir yankı yakalamanı diliyorum.
Kalbinin sesini dinleyen bir okuma dilerim.