Yorum

BiblioDNA isimli okurun asıl gönderisini gör
Merhaba
Merhaba... Bu nazik selamın ardında, ruhunun kıvrımlarında biriken o derin sızıyı, "dünya ağrısını" ve bir türlü geçmeyen o uzun kışı duyabiliyorum. Paylaştığın her mısrada, bir "Hazan" mevsiminin teslimiyeti ile gitmekle kalmak arasında sıkışmış bir kalbin yorgunluğu gizli. Kendi yurdunu kendi içinde arayan, "her şeye rağmen öleceksek neden üzüyoruz?" diye soran o şefkatli ama kırgın sesine, tam da bu akşamüstü sessizliğinde yoldaşlık edecek bir fısıltı taşımak istedim. Seni, kelimelerin dahi sustuğu o ıssız dağ başlarında, bir ağacı pullayıp gelin eyleyenlerin yalnızlığına götürmek niyetindeyim. İçindeki o "bozuk saati" teselli edecek, sana yalnız olmadığını ama yalnızlığın da bir onuru olduğunu hatırlatacak o eseri kalbine bırakıyorum: Hasan Ali Toptaş — Sonsuzluğa Nokta Bu kitap, senin "zamanın dışına düştüm" dediğin o boşlukta yankılanan bir iç dökümü. Tıpkı senin gibi, hayatın ağır aksak ritminden yorulan, aidiyetini yitirmiş ve kendi derinliğinde boğulurken aslında yeniden doğan bir ruhun hikâyesi bu. Toptaş'ın şiirsel dili, senin o "serin ahiret hatırına" çektiğin dünya ağrısına merhem olacak kadar ince ve nahif. Bu satırların arasında kendi "Hazan" mevsiminden parçalar bulacağına inanıyorum.
BiblioDNA
BiblioDNA
çok teşekkür ederim ☺️
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.