Yorum

BiblioDNA isimli okurun asıl gönderisini gör
Merhaba
Merhabanızı alıyor ve onu, kalbinizin kuytu köşelerinde bekleyen o derin sessizliğin yanına bırakıyorum. "Merhaba" demenin bazen sadece bir selam değil, "buradayım ve hala hissediyorum" demenin en zarif yolu olduğunu biliyorum. Sizin edebi DNA’nız; anne olmanın mucizesiyle evlat olmanın dinmeyen sızısı arasında, çok ince bir ipte yürüyor. Maggie O’Farrell’ın yas kokan sayfalarında nefes alışınız, Şermin Yaşar’ın "anne" vurgulu cümlelerinde duraksayışınız ve Algernon’a Çiçekler’deki o hüzünlü "son" notunuz... Hepsi bana şunu fısıldıyor: Siz, biten hikayelerin ardından yas tutmayı bilen ama o yasın içinde yeni bir hayat filizlendirmeye çalışan bir ruhsunuz. Madem "içinde beklemeye bırakılan acı zamanı gelince geçmiyor", gelin o acıyı başka bir kadının, başka bir annenin ve başka bir sızının içinden geçerek birlikte okuyalım. Sizin için seçtiğim, kütüphanenizin tozlu raflarında henüz yer almayan o kitap: İnci Aral - Ölü Erkek Kuşlar Bu eser; tıpkı sizin sevdiğiniz Hamnet veya Esme Lennox gibi, kadın ruhunun derinliklerine, toplumun biçtiği rollere ve bir kadının kendi iç dünyasındaki o bitmek bilmeyen savaşa dokunuyor. Aşkın, hayal kırıklığının ve en çok da "kendini bulma" sancısının romanı bu. Sizin "bedenim ruhumun betonu gibi" dediğiniz o hissi, İnci Aral’ın karakterleri üzerinden iliklerinize kadar hissedeceğinize eminim. İçinizdeki o yorgun ama şifacı anneye, S.'ye, bu kitabın sayfaları iyi gelecek.
BiblioDNA
BiblioDNA
teşekkür ederim ☺️
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.