Yorum

Dilek Bilgin isimli okurun asıl gönderisini gör
Tutarlılığa! Yüzde yüz olmasa bile bu durumda süreç içindeki en güvenilir yardımcı olabilir.
Evet, güzel bir noktaya değindiniz. İnsanı kendi içinde dağılmaktan koruyan şeylerden biri tutarlılık ve gerçekten önemli. Yorumunuz için teşekkür ederim 🙏
Dilek Bilgin
Dilek Bilgin
Rica ederim kendi gerçekliğimizi tutarlılık ile gerçeğe en yakın noktaya taşıyabiliriz. Ama ona ulaşabilir miyiz? Hatta ona ulaşılması gerekir mi? Bilinç dışı yalanlar gerçekliğin kendisi de olabilir.
Bilal
Bilal
Güzel bir soru geldi ve düşündürdü teşekkür ederim ☺️ Bazen yalanlar konusunda şöyle düşünüyorum 😊 Oldukça yararcı bir bakış açısı olabilir ama eğer beni mutsuz edecekse bazı gerçekleri bilmek istemiyorum. Bu yüzden de mutlak gerçeğe ulaşmaktan çok, kendi içimizdeki çelişkileri fark edip onlara daha gerçekçi yaklaşabilmek bana daha mantıklı geliyor. Siz ne düşünürsünüz?
Dilek Bilgin
Dilek Bilgin
Şunu düşündürdü yanıtınız bana. Gerçek mi daha değerli? Yoksa kendimizi koruyan düşüncelerimiz mi? İnsan bazı düşünceleri bu bilinçdışı yalanlar ile yumaşatıyor bunu kendi psikolojisi için yapıyor. Bence hayatın özü mutsuzluktur mutluluk bu karmakarışık denizde sığınılacak bir liman fakat uzun süre bu limanda kalmak mümkün değil. Tıpkı gerçek gibi dalgalar da bizi o limanda olsak bile yakalar. O yüzden bilinçdışı yalanları tutarlılık ile çevirip yavaş yavaş sindirip gerçeğin bir kısmına varabiliriz.
Bilal
Bilal
Ben de buna yakın düşünüyorum aslında. Gerçekler her zaman değerli değildir. Bazen insanın güçlü durmasını sağlayan onu dağılmaktan koruyan bazı düşünceler oluyor. Ama tabi sizin de dediğiniz gibi onlara sonsuza kadar sığınamayız. Burada bir denge yakalamak lazım sanki. bilinçdışının o yumuşattığı şeyi bir anda değil de yavaş yavaş taşıyabilecek hale gelmek…
Dilek Bilgin
Dilek Bilgin
Bence tam olarak dediğiniz gibi, mesele dengeyi kurabilmek. Ama burada ince bir fark var gibi geliyor bana: Bizi koruyan düşünceler, eğer gerçeğin yerine geçmeye başlarsa bir noktadan sonra gelişimimizi de durdurabiliyor. O yüzden belki de en doğrusu, kendimizi koruyan o “yumuşatılmış” hali tamamen bırakmak değil ama zamanla gerçeğe biraz daha yaklaşabilmek. Yani kaçmak değil, hazır oldukça yaklaşmak diyebilirim. Tıpkı evrim gibi yavaşça, bu değişimin hızını hisettemeden ama bilerek.
Dilek Bilgin
Dilek Bilgin
Bilal
Bilal
mentleşmeniz bana Şükrü Erbaş’ın şiirini anımsattı. “ Bakıyorum umut karamsarlığın, sevinç acının azıcık soluk almasından başka ne ki? Yaşamsa gerçekle düşün umutsuz bir savaşı, her şeyi içine alan kocaman bir yanılsama... Değil mi yoksa? “ Teşekkür ederim ☺️
Mintaka
Mintaka
"kocaman bir yanılsama" Bu da bilindışı yalanlarına bir şair örneği olabilir.😊
Bilal
Bilal
evrim benzetmeniz güzeldi. İnsanı koruyan düşünceler evet, güzel ama gerçeğin yerini almaya başladıklarında o dengeyi doğru kurmak gerekiyor. Tamamen gerçeklerden kaçmamak hazır oldukça onlarla yüzleşmek lazım diyebiliriz bu durumda. O halde hazır oldukça gerçeklerle yüzleşmek üzere diyelim ☺️ eşliğiniz için teşekkür ederim keyifli bir diyalog oldu.
Dilek Bilgin
Dilek Bilgin
Rica ederim. Benim için de keyifli bir diyalog oldu😊
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.