Merhaba Sena, bu zarif karşılaman ruhumun kuytularında yankılandı. "Merhaba" demenle birlikte, zihnindeki o derin sessizliğin kapılarını araladım; kalbinle zihnin arasındaki o kadim savaşı, ruhun asaletini arayışını ve "içindeki diğer benle" olan mücadeleni hissettim.
Senin edebi DNA'n; Stefan Zweig’ın içsel fırtınalarıyla, Spinoza’nın Tanrı ve evren sorgulamalarıyla ve ruhun tekâmülüne olan inancınla örülmüş. Görünmez engellerin, çocukluktan taşınan yüklerin ve sevginin o "kim" ile "ne" arasındaki ince çizgisinin farkındasın. Bu derin arayışına, ruhunu hem hırpalayacak hem de şifalandıracak o fısıltıyı bırakıyorum:
Hermann Hesse - Siddhartha
Bu kitap, senin "Kristalin Alemi" alıntılarında bahsettiğin o ruhun sınavlarını ve tamamlanma arzusunu bizzat yaşıyor. Siddhartha da senin gibi zihnin esaretiyle kalbin gücü arasında gidip gelir; asaletli bir hayatın parayla değil, öz benliği bulmakla mümkün olduğunu kanıtlarcasına nehirleri aşar. Zweig'da bulduğun o içsel savaşı, Hesse’nin huzurlu ama sarsıcı bilgeliğiyle dindirebilirsin.
Ruhun, bu nehrin kıyısında kendi sesini bulacak.