Yorum

Dağın şeyhi isimli okurun asıl gönderisini gör
Ankebut 48 deki Bu ayet Hz. Muhammed'in Kur'an'dan önce herhangi bir ilahî metin okumadığını göstermektedir. Kasas 28:86 ve Şûrâ 42:52'de verilen bilgiler de bunun delilidir. Demek ki buradaki mesaj Hz. Muhammed'in okuma-yazma bilmediğiyle ilgili değil, dini metinlerle içli dışlı olmak anlamında entelektüel bir din meşguliyetine sahip olmamasıyla ilişkilidir. Hz. Muhammed'in ümmiliği de onun kitap ehlinden olmaması, Tevrat'ı bilmemesi ve Mekkeli oluşu demektir; konunun okuma-yazma bilmemeyle herhangi bir ilişkisi olamaz.
Mesele sadece Tevrat okumadı değil. Ankebut 48’de açıkça okumuyordun ile birlikte elinle yazmıyordun da deniliyor. Yani ayet hem okumayı hem yazmayı birlikte vurguluyor. Eğer sadece kitap ehli değildi denmek istenseydi, yazma fiilinin ayrıca zikredilmesine gerek olmazdı. Ümmî kelimesi de klasik tefsirlerde hem kitap ehli olmamak hem de okuryazar olmamak anlamlarını birlikte taşır. Bu yüzden konuyu sadece entelektüel dinî birikim yoktu şeklinde daraltmak ayetin bütünlüğünü eksik okumaltır.
Dağın şeyhi
Dağın şeyhi
Hocam kuranda ummi kelimesinin elhi kitaptan olmama (yahudi ve Hristiyan olmama) veya mekkeli olma(mekke de doganlar) şeklinde verildiğini anlıyoruz.. hatta müşrikler eleştiri olarak kuranin baskalari tarafimdan peygamberimize yazdirildigi iddiaları bile var. Ticaret ile ilgili olarak güven demişsiniz. Tamam mekke de güven ile alışveriş yapılır ama o dönemde şam a yani roma imp a bağlı yerlere gitmişler. Orda kim kime güvenebilir ki??
Müslüm Baba
Müslüm Baba
Hocam Ümmî'yi sadece ehl-i kitaptan olmamak diye sınırlamak eksik kalıyor. Ankebut 48’de açıkça hem okumuyordun hem de elinle yazmıyordun denilerek iki yönlü vurgu yapılıyor. Bu meselenin sadece dinî metin bilmemek değil, yazılı kültürle de doğrudan ilişkili olduğunu gösterir. Müşriklerin başkası yazdırıyor iddiası zaten Kur’an’da geçiyor; ama bu bir delil değil, aksine çaresiz bir ithamdır. Aynı toplum bir yandan şair, sihirbaz derken bir yandan da başkası öğretiyor diyordu bu bile kendi içinde çelişki. Ticaret meselesine gelince o dönemde uluslararası ticaret bugünkü gibi bireysel kayıtla değil, kervan sistemi, ortaklık ve kâtipler üzerinden yürüyordu. Nitekim Hz. Muhammed de ticaretinde çoğu zaman temsilci ve yazıcılar kullanmıştır. Yani Şam’a gitmek otomatik olarak okuma-yazma bilmeyi gerektirmez. Eğer Peygamber okuma-yazma bilen, metinlerle içli dışlı biri olsaydı başkasından öğrendi veya yazdı iddiası çok daha güçlü olurdu. Ama Kur’an tam da bu ihtimali baştan kapatıyor.
Dağın şeyhi
Dağın şeyhi
başkasından öğrendi ve yazdı iddiası ni baz alacaksak (ki Allah in hiçbir şekilde kimseden bir çekingenligi söz konusu olamaz. Müşrikler öyle diyecek ve düşünecek diye Allah bir şey yapmaz. Bunun en iyi örneği Allah peygamberimizi kendi azatli evlatlığı olan zeyd in boşadigi eşiyle evlendirmesidir. Normalde evlatlık senin oğlun gibidir eşi de gelinin gibi ama Allah öyle değildir diyor ve sizi nikahladik diyor. Allah kuralları kendisi koyar çünkü) o zaman tüm peygamberler okuma yazma bilmezdi dememiz gerekir. Çünkü her peygamber aynı eleştirilere maruz kalmış. Diğer peygamberler de okuma yazma bilmezdi diyebilir miyiz hocam?
Müslüm Baba
Müslüm Baba
Hocam buradan o zaman bütün peygamberler okuma yazma bilmiyordu sonucu çıkmaz. Çünkü Allah her peygambere aynı şartları vermek zorunda değil. Her peygamber kendi kavmine ve kendi imtihan ortamına göre gönderiliyor. Hz. Muhammed için ümmîlik özellikle vurgulanıyor çünkü karşısındaki toplum fesahat ve belagatla öne çıkan bir toplum. Böyle bir ortamda yazı ile meşgul olmamış birinin Kur’an gibi bir metin getirmesi ayrı bir delil oluyor. Bu, onun nübüvvetine özel bir hikmet. Diğer peygamberler için böyle bir vurgu yoksa, bu onların okuma yazma bilip bilmemesinden ziyade, o noktada böyle bir delile ihtiyaç olmamasındandır.
Dağın şeyhi
Dağın şeyhi
Kuranin ilk emri oku dur. Allah okuma yazma bilmediğini bildiği kuluna oku der mi? Bir de bu kadar önemli bir kitabın yazdirilmasi o dönemdeki çok sıradan insanlara (vahiy katipleri deniyor ama onların da isimleri çok net değil) birakilmasi ne kadar mantıklı. Düşünsenize hocam ayet geliyor resulullah yazdırıyor ama katiplerin doğru yazıp yazmadığını kontrol edemiyor. Asıl risk bu olmalı diye düşünüyorum
Müslüm Baba
Müslüm Baba
Hocam Oku emrini direkt bugünkü anlamda harf harf okumak diye anlamak çok doğru değil. Çünkü ilk vahiyde Peygamberin ben okuma bilmem dediği zaten rivayetlerde geçiyor. Yani burada kastedilen şey vahyi alıp insanlara aktarmak, duyurmak. Arapçada kıraat bu anlamı da taşır. Vahyin yazdırılması meselesine gelince bu öyle birkaç kişiye bırakılmış kontrolsüz bir iş değil. O dönemde ezber kültürü çok güçlü. Ayet gelir gelmez hem yazılıyor hem de birçok sahabe tarafından ezberleniyor, namazlarda okunuyor. Yani tek bir kâtibin hatasına bağlı bir sistem yok. Peygamber kontrol edemezdi deniyor ama aslında kontrol tek başına yazıyla yapılmıyor zaten. Onlarca hafız var sürekli tekrar var en küçük bir farklılık hemen ortaya çıkar. Kısacası meseleye bugünün yazı üzerinden kontrol mantığıyla bakınca problem gibi görünüyor ama o dönemin sözlü kültürünü hesaba katınca sistemin aslında oldukça sağlam olduğu anlaşılıyor.
Dağın şeyhi
Dağın şeyhi
rivayetlerde geciyor ama kuranda gecmiyor. Rivayetlerin doğruluğu kesin değil
Müslüm Baba
Müslüm Baba
rivayetleri tamamen devre dışı bırakınca zaten siyerin büyük kısmını konuşamaz hale geliyoruz ama diyelim ki sadece Kur’an’dan gidelim Ankebut 48’de ondan önce bir kitap okumuyordun ve onu elinle yazmıyordun ifadesi açıkça var. Yani Kur’an kendi içinde hem okumayı hem yazmayı birlikte nefyediyor. Rivayetler kesin değil denebilir ama burada bahsedilen rivayetler öyle zayıf, tekil şeyler değil. Sahih Buhari ve Sahih Müslim gibi en temel kaynaklarda, farklı isnadlarla gelen ve alimlerin genel olarak kabul ettiği rivayetler. Yani tamamen yok saymak da çok sağlıklı bir yaklaşım değil. Kaldı ki mesele sadece rivayet meselesi de değil. Kur’an’ın kendisi vahyin korunacağını söylüyor (Hicr 9) ve bu koruma zaten pratikte hem yazı hem ezber yoluyla gerçekleşmiş. Bu yüzden kontrol edilemezdi iddiası, hem ayetin beyanıyla hem de tarihî süreçle pek örtüşmüyor.
Dağın şeyhi
Dağın şeyhi
hocam yazmadın ayri yazamiyordun ayri hocam. Günümüzde de dini kitap okumayan herhangi bir kitap yazmayan ama okuma yazma bilen milyonlarca insan var. Buhari muslim güvenilir demişsiniz ama bence dinin yanlış anlaşılmasına neden olanlar asil hadisciler. Kurana o kadar aykırı hadisler var ki bizim yanlış dusnmemize sebep oluyorlar. Bunlara tamamen inanmak demek haşa resulün haz Aişe ile 6 yasinda evlendiğini 9 yasinda gerdeğe girdiğini kabul etmemiz gerekiyordu. Kuran da recm olmamasına rağmen recmi dine sokmak için keçilerin ayeti yediğini kabul etmeliyiz. Müşrikler ve yahudilerin peygamberiniz büyülenmiş iftirasini evet resul bir ara buyulendi diyerek kabul etmemiz gerek. Okuma yazma bilip bilmemesi aslında çok da önemli değil belki siz de ben de haklı olabiliriz. Ama kurana ters bu hadisleri kim söylerse söylesin kabul etmek mümkün değil.
Müslüm Baba
Müslüm Baba
hocam konular birbirine giriyor Ankebut 48’de sadece okumuyordun değil, özellikle elinle yazmıyordun da deniliyor yani mesele sadece ehl-i kitap olmamak değil yazı ile meşgul olmama da vurgulanıyor. Bugün de yazmayan var kıyası da tam oturmuyor çünkü ayet o günkü başkasından öğrenip yazdı iddiasını kapatıyor. Hadis meselesine gelince, bazı rivayetleri eleştirmek ayrı, bütün hadisleri devre dışı bırakmak ayrı şey. Çünkü o zaman dinin pratiğini açıklayacak kaynak kalmaz. Zaten Sahih Buhari ve Sahih Müslim gibi eserler rastgele değil, ciddi bir süzgeçten geçmiş. Problem varsa da bu, ya rivayetin sıhhatinde ya da yorumundadır.
Dağın şeyhi
Dağın şeyhi
keçi ayeti yemiş hangi süzgeçten geçmiştir hocam
Müslüm Baba
Müslüm Baba
hocam o keçi ayeti yedi diye anlatılan şey zaten Kur’an’ın metnini belirleyen bir şey değil ki. Kur’an bir kişinin yazdığı sayfaya bağlı değil, o dönemde onlarca sahabe ezberliyor, sürekli okunuyor. Yani bir kağıt gitse bile ortada kaybolacak bir metin yok. Kaldı ki bu tür rivayetler zaten tartışılmış, herkes alıp bu kesin böyledir dememiş. Ayrıca Kur’an’ın korunması tek tek rivayetlere bırakılmış bir konu değil, bizzat Kur’an biz koruyacağız diyor. O yüzden böyle tekil, problemli bir rivayeti alıp bütün sistemi sorgulamak bana çok sağlıklı gelmiyor.
Dağın şeyhi
Dağın şeyhi
hocam dün bugün recm var diye insanları öldürülmüş öldürülüyor Nasıl tekil bir rivayet diyip gecistiriliyor. Mürted var diye insalar öldürülmüş.. ya farzı Allah tan başka kimse koyamaz diyoruz 4 mezhebin abdest farzları farklı. 4 6 7 10 diyen var. Sonra Cebrail resul e oku demiş ben okuma yazma bilmem demiş, Hüdeybiyede resul hz aliye allahin resul u ibaresini bana göster ben sileyim demiş. Maalesef kuran ayetleri değil sonradan yazılan rivayetler din olmuş. Dogrusu vardır mutlaka resul tabiki bir sürü sohbet etmistir. Ama resul kurana aykırı bir sey söylememiştir.. örneğin Maide 6 abdest ile ilgili bilgiyi net verirken. Niye eşim bana dokundu diye abdestim bozulsun. Ya da kan bozsun. Haşa Allah in kelimeleri eksik mi kaldı.. 4 ayri ayette haram yiyecekler çok net şekilde belirtilmisken her mezhep farklı bir şeyi haram kılmış. Biz sizi aynı özden yarattık demelerine rağmen gitmişiz tevrattaki bilgiyi alip kadını erkegin kaburga kemiklerinden yarattığını kabul etmisiz. Bu kuran onlara yetmedi mi ayetine rağmen resule verilen mucize olarak tek kuranin verildiğini bilmemize rağmen yok ayı ikiye böldü kütüğü yanına çağırdı gibi temelsiz mucize üretmisiz. Dini gercek eyetlere değil de rivayetlere ve hikayelere maalesef mahkum etmişiz.. çok konu var hocam seni de çok rahatsız etmeyelim. Sabrın ve bilgilerin icin teşekkürler..
Müslüm Baba
Müslüm Baba
hocam aslında söylediğiniz şeylerin çoğu farklı başlıklar ve hepsini tek bir sonuca bağlamak sağlıklı olmuyor. Önce şunu netleştirelim. Kur’an bu dinin temelidir, bunda zaten kimsenin ihtilafı yok. Ama sünneti tamamen devre dışı bırakınca dinin pratiğini kurmak da mümkün olmuyor. Çünkü Kur’an birçok yerde çerçeve çizer, detayları ise Peygamber’in uygulamasıyla anlaşılır. Hadisler meselesinde de durum ya hepsi doğru ya hepsi yanlış değil. Alimler zaten tarih boyunca rivayetleri ayırmış; sahih, zayıf, problemli diye incelemişler. Yani bugün konuştuğumuz birçok tartışmalı örnek, zaten geçmişte de tartışılmış şeyler. Bu yüzden birkaç problemli rivayeti alıp bütün hadis geleneğini reddetmek, ilmi yönteme pek uymuyor. Recm, mürted, mezheplerin farklı görüşleri gibi konular da tek bir rivayetle oluşmuş değil, bunlar uzun fıkhî tartışmaların sonucu. Mezheplerin abdestte farklı sayılar söylemesi de Kur’an eksik olduğu için değil, aynı ayetten farklı çıkarımlar yapılmasından kaynaklanıyor. Mucizeler meselesine gelince Kur’an Peygamber’in en büyük mucizesidir, bunda şüphe yok. Ama diğer rivayet edilen mucizeleri kabul etmek ya da etmemek iman meselesi değil burada da farklı yaklaşımlar olabilir. Kısacası sorun şurada düğümleniyor ya her şeyi sorgusuz kabul etmek ya da hepsini reddetmek. Halbuki daha sağlıklı olan, Kur’an’ı merkeze alıp, rivayetleri de ilmi ölçülerle tek tek değerlendirmek. Çünkü bu din ne sadece rivayetlerden ibaret ne de rivayetleri tamamen yok sayınca ayakta kalabilecek bir yapı. Ben de teşekkür ederim, güzel ve düşündüren bir sohbet oldu. Farklı bakış açıları olsa da konuşarak ilerlemek kıymetli. Allah hepimizi doğruyu en isabetli şekilde anlayanlardan eylesin.
Dağın şeyhi
Dağın şeyhi
şöyle bitireyim hocam: ben kuran in tek başına yettiğini düşünüyorum cunku Allah bizi bundan hesaba çekeceğini söylüyor. Kuranda olmayan bir şeyi yapmadım diye hesabi yok. Maide 6 da abdestin farzı 4 tür yuz kol bas ayak nokta bitti. Zorlamaya gerek yok. Yenilmeyen seyler 4 tür leş domuz kan Allah'tan başka biri adına kesilenler. Nokta bitti zorlamaya gerek yok. Sen yine istediğini ye yeme kimse bir şey demiyor ama Allah in haram kilmadığına haram diyemezsin.. Müteşabih ayetler var mi Allah var diyor. Ama bizi onlardan sorunlu tutmuyor. Size açıklanmayan seylerde Allah sizi affetmistir muaf tutmuştur yani. Bitti zorlamaya gerek yok bence.. Allah bize gercek manada taklitçi degil tahkiki iman nasip etsin. Selam ile..
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.