Atsız'ın diğer ırkların varlığını tamamen silmek gibi bir projesi yoktur daha ziyade, Türk coğrafyasında Türk olmayanların egemenliğine veya varlığına karşı mutlak bir tahammülsüzlüğü olduğunu söylemek doğru olur.Yahudilik dışarıya kapalı bir yapıdır ve soyla geçer, dini bir kimliktir. Atsız ise Türkçülüğü bir 'yaşama iradesi' olarak görür. Onun diğer ırklara olan sert tavrı, Türkün varlığını koruma içgüdüsünden gelir; yani bir 'üstünlük' iddiasından çok, Türk milletinin başkasının boyunduruğu altına girmesine duyduğu öfkeden kaynaklanır.Onun amacı Türk milletini kendi özüne döndürmek ve dış etkilerden arındırmaktır. Onun ülküsü 'Turan'dır ve bu tamamen Türk coğrafyasını ve tarihini kapsayan bir milli şuur meselesidir.
Atsız, Türkçülüğü bir 'sevgi' meselesi değil, bir 'savaş ve irade' meselesi olarak görüyordu. Diğer ırklar hakkındaki düşünceleri de hümanist bir yerden değil, tamamen tarihsel bir rekabet üzerinden şekillenmişti. Hem zaten nasıl oluyorsa ne zaman 'Türk' desek ırkçı oluyoruz.