Yorum

Malena Amelie isimli okurun asıl gönderisini gör
İnsan doğası gereği özgür müdür, sorusu bir yana insan özgür iradeye sahip midir, diye sormak Spinoza’yı daha anlaşılır kılabilir. Çünkü “özgürlük” mefhumu tek başına bir şey ifade etmez. Özgürlük, neyin, kimin, sorusunu sürdürür. Özgür irade ile belirlenmişlik ve belirlenmemişlik arasındaki asli gerilimi verir bize. Tanrı(Deus) da bu belirlenmişlik ve belirlenmemişlik üzerinden ele alınabilir. Örneğin metinde Tanrı’nın belirlenmemiş tek varlık olduğunu söyler Spinoza. Çünkü doğası gereği şey kendinde nedenini taşır(causa sui) peki Tanrı zorunluluğa göre mi hareket eder yoksa keyfi mi? Burada Natura Naturata da Natura Naturans da belirgin kılınır. Çünkü Tanrı, doğasının zorunluluğuna göre hareket eder. Zorunlu olarak vardır. Peki bu ne tür bir belirlenmişliktir? Bana sorarsan Tanrı, zorunluluk kavramıyla ve nedensellik yasalarıyla sınırlanmıştır ve mutlak anlamda yine özgür değildir çünkü yasayı takip etmelidir. Yani buradaki özgürlük biçimi, Doğa’dır. Ancak bu Doğa anlayışı bilimin anladığı fiziki bir doğa değildir yalnızca. Spinozacılarda bunları irdeleyenleri okudum ancak kendi kavramı tarafından belirlenen, zorunluluk tarafından belirlenen bir Tanrı olduğu konusunu kimsede görmedim. Ben ise bunun da mutlak özgürlük olmadığını düşünüyorum. Kavramı tarafından belirlenen şey nasıl mutlak anlamda özgür olabilir?
Tanrı'nın kendi doğasına sadık kalma zorunluluğununu anlatıyorsun, bunu düşünmemiştim. Spinoza için bu bir sınırlama değil, özgürlüğün ta kendisidir. Yani yıkıcı ve yapıcı doğa içinde Tanrı ne ödül verir ne de cezalandırır aslinda . Bu uyarlama insan doğasi icin ne konumda ? Tanriyi taklit mi ederiz ,yoksa irade ve us ile Tanri bu durumu sadece kendine mi has kilar ? Bizi de sorumlu ,eyleminden sorumlu insan sıfatına mi iteler? Tanri kendi doğasinda ozgurken biz akil ve irade ile özgürlüğün kısıtlayıcı tarafını temsil ediyoruz gibi geldi. Yani akil ozgurluk icin verilmiş bir vaat degil de insanın, Tanrinin dogasinda yaşamasını kolaylaştıracak unsur olarak var oldugu düşüncesine kapıldım şuan. Akıl, doğanın içindeki bu yıkıcı ve yapıcı çarkların arasında ezilmeden nasıl yol alabiliriz?sorusunu çözmek için vardır o zaman. "Kendi kavramı tarafından belirlenen şey nasıl mutlak anlamda özgür olabilir?" Bu cok çarpıcı gercekten ama bu onun dışsal bir ötekiden azade oldugunu da bize vermez mi? Yani sadece kendi oldugu için aslinda özgürdür. Ama simdi karar verici mi akış mi Tanrı o da çıkar ortaya? O zaman Spinoza’nın Tanrısı, kendi yasalarına mahkum bir tözdür ve özgür degildir anlami da çıkar. Hiç hata yapmayan ve asla şaşmayan bir mantık zinciri mi daha özgürdür, yoksa her an karar değiştirebilen kararsız bir irade mi? Ama bir şeyin zorunluluğu onun köle ya da kısıtlayıcı oldugunu ifade eder? Ya burada özgürlüğü sonsuz bir güçten kaynaklaniyorsa?
Malena Amelie
Malena Amelie
Spinoza’nın Tanrısı Doğadır o yüzden zorunlu yasalar işliyorsa onun özgür olup olmadığı söz konusu olamıyor nitekim zaten özgürlük kavramı zorunlulukla bütünleniyor ve tanımlanıyor. Bu özgürlük sorunu kipler/moduslar için geçerli bir sorunsal. Bu anlamıyla da bakılabilir.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.